Osmanlının Hatası Sürüyor

ABD İngiltere başta olmak üzere Türkiye’nin de içine sokulduğu de içinde sokulduğu toplam 9 ülke o yeni savaş uçağı projesi (Joint Strike Fighter) F-35 için proje başında para katkısında bulundu.

F-35’ler bir sürü rüşvet olaylarına karışmış Lockheed Martin şirketi tarafından Amerika’nın Dallas kentindeki Forth Worth tesislerinde üretiliyor.

Türkiye’nin 175 milyon dolarlık katkı yapması kararlaştırılmış ve bu paranın bir kısmı ödenmişti. Proje bitimindeyse tanesi 60 milyon dolar olan uçaklardan en az 150 adet yani 9 -10 milyar dolarlık satın alınacağı teminatı verilmişti.

Yeni nesil F-35 saldırı uçaklarının sistemlerini kontrol eden yazılım kodlarının Pentagon tarafından gizli tutulacağı ve Türkiye’ye verilmeyeceği açıklandı.

Haziran 2006’da TBMM’de konuyla ilgili bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül,özellikle uçağın silah sistemleri üzerindeki tüm kontrolün ABD’ye bırakılmış olmasının ciddi bir güvenlik sorunu olduğunu kabul etti.

Gönül, projeden vazgeçilmesi durumunda şimdiye kadar ödenen paranın geri alınmasının ve üretim tamamlandığında F-35’leri satın almanın mümkün olmayacağını belirtti.

F-35 Projesinin uluslararası ilişkiler şefi Jon Schreiber, yazılım kodlarının kimseye verilmeyeceğini söylemesine rağmen (26.11.2009 Milliyet) F-35 Yazılım kodlarının İsrail’e verileceği ortaya çıktı.

Lockheed Martin Savunma teknolojileri üreten ABD merkezli firma, tasarım, yazılım ve donanım konusunda dünyanın en büyüklerindendir. Dünyadaki hava trafiğinin yüzde 30’u, Lockheed Martin şirketinin sistemleriyle yönetiliyor.

Yeni nesil F-35’lerde bulunan son derece gelişkin uydu bağlantılı kontrol sistemleri sayesinde ise ABD’nin Türk Hava Kuvvetleri’nin tüm manevralarını denetleyebilmesi ve gerektiği durumda engelleyebilmesi mümkün hale gelecek.

Bu skandal ve aymazlık burada bitmiyor.

Bu F-35 projesi çevresinde yapılan uçakların 2013-2014 döneminde teslimatın başlaması gerekiyordu, fakat ABD’i Türk askeri makamlarından bu teslimattan önce 4.1 milyar dolarlık ek bir para talep ettiği basına yansıdı.

Stratejik dostumuz olarak sunduğumuz ABD’den yediğimiz kazıkların haddi hesabı yok.

Biz bu olanlara hiç aldırmıyor gocunmuyor bunları problem yapmıyoruz. Bütün meselede burada yatıyor. Yani bizim vurdum duymazlığımızda. Bunun yanında bu gerçekleri söyleyenlerin haksız yere hapislerde tutulmalarına ve yok edilmelerine de seyirci kalıyoruz. Bu da ayrı bir dram ve aymazlık konusu.

Toprağın altında bir evin bodrumunda birkaç tane çata pat el bombası birkaç silah bulununca işte askerler ihtilal yapacak diye ortalığı ayağa kaldıranlar medyayı da kendilerine alet edenler bu yapılan büyük stratejik yanlışlıklar karşısında sessiz kalabiliyor.

Bu sokağa atılan paralar göz göre göre ABD’nin bir kolonisi haline getirilişimizi hazırlayan olaylar ülkede ne infial yaratıyor ne de medyada fazla yer buluyor.

Alıntı: http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=9322

Not: Önceki yazıda belirtildiği gibi aynı hatayı Osmanlı’da yapmıştı. BAKINIZ: https://bpakman.wordpress.com/yurdum/osmanlida-icki-yasagi-yoktu/osmanlinin-silahi/

Bülent Pakman. Ocak 2011.

Twitter Widgets Facebook Widgets

IMG_1345Bülent Pakman kimdir    https://bpakman.wordpress.com/pakman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s