Çaktırmadan Gelen Şeriat

IndonesiaAcehAçe (Aceh)

Endonezya’ya bağlı, Sumatra adasının kuzey ucunda özerk bir bölge.
Yüzölçümü: 57,366 km².
Büyük şehirleri: Banda Aceh, Langsa, Lhokseumawe, ve Sabang.
Nüfus: 4,731,705 (Ocak 2014)
Etnik gruplar: Açeliler, Gayolar, Alaslar Aneuk Jameeler, Malaylar, Cavalılar, Kluetler, Bataklar
Dinler: İslam (97.6%), Hıristiyan (1,7%), Hindu (0,08%), Budist (0,55%)
Doğal kaynaklar: Uranyum, petrol, doğal gaz, kauçuk, kahve, çikolata, palmiye yağı, çeltik. Endonezya petrollerinin % 20 si burada bulunuyor.

Açe kökeni

Açe’nin bilinen ilk halkı Çamlar (Çam halkı- Çampa halkı). Açe bölgesinin başkenti Banda Açe’nin Banda’sı Farsça “liman” anlamına gelen “bandar”dan, açe (açeh) ise Keling dilinde (hintçe) “güzel” ve “sevimli” anlamına gelen “aci” ve “aca”dan gelmektedir.  Bu denli farklı telaffuzların nedeni, Açe’ye çok farklı uluslardan insanların gelmiş olmasıdır.  İngilizce’de Aceh, Osmanlı arşiv belgelerinde Açi, Aşi, Açin olarak yer alır.
Aceh bir kısaltma olarak algılanır ve şu şekilde açıklaması yapılır: “a” Arapları, “c” Çinlileri, “e” Avrupalıları, “h” ise Hintleri temsil eder.
Bir başka yazılış şekli olan atjeh ise Arap, Türk, Japon, Avrupalı ve Hint anlamına gelir.

Tarih

1471 yılında  günümüz Vietnamının Güney merkez kıyılarında yer alan Çampa Krallığının başşehri Vijaya’nın Vietnamlı Le hanedanı tarafından yağmalanması üzerine kralın oğlu Açe’ye kaçtı ve burada yönetimini kurdu. Açeler 15. yüzyıl ortalarında İslamiyeti benimsediler. 1496’da “Ali Mughayat Syah” Sultanlığını ilan etti.

Açe Sultanlığı Bayrağı

Açe Sultanlığı Bayrağı

Açe Sultanlığı, bölgenin ekonomi ve ticaretinde önemli bir yere sahip olduğundan zengin bir devlet haline geldi. Bu özelliklerinden dolayı Sultanlığa göz diken Portekizliler, Açe sahillerine saldırılar düzenlemeye başladılar. Askerlik ve teknolojik üstünlüğe sahip Portekizliler karşısında fazla tutunamayan Açeliler geri çekilerek bazı yerleri Portekizliler işgaline bırakmak zorunda kaldılar. Günden güne artan Portekiz baskısına daha fazla dayanamayan zamanın Açe Sultanı Alâeddin acilen Vezir Hüseyin başkanlığındaki bir elçi heyetini Portekizliler’e karşı yardım istemek amacıyla İstanbul’a gönderdi. Sultan Alâeddin’in mektubunu getiren Açe heyeti 1566 yılında İstanbul’a ulaştığında, o sırada, Zigetvar Seferi’nde bulunan Kanuni Sultan Süleyman’ın ölüm haberi geldi. Kanuni’nin yerine tahta geçen, içkiye düşkünlüğü ile bilinen Sarı Selim lakaplı II. Selim, elçi heyetinin getirdiği mektubu alarak, Sultan’a her türlü yardımı yapacağına dair bir cevap yazdı ve Açe heyetiyle beraber yolladı.

Hazırlıklarını tamamlayan Osmanlı Donanması tam Endonezya’ya doğru yola çıkmak üzereyken Yemen’de Zeydi imamı Topal Mutahhar tarafından büyük bir isyan başlatıldı (1567). İsyanın tehlikeli boyutlara varmadan önlenmesi gerektiğini düşünen hükümet, donanmayı Sumatra adası yerine isyanın çıktığı Muha ve Aden kıyılarına doğru yolladı. Böylece Açeliler’e yardım gecikmiş oldu.

16. yüzyılda Hint Okyanusu'nda Osmanlı filosu.

16. yüzyılda Hint Okyanusu’nda Osmanlı filosu

Yardım, nihayet 1569 yılında Osmanlı’nın Kızıl Deniz filosu amirali Kurdoğlu Hayreddin Hızır Reis komutasında iki tanesinde top ve tüfek bulunan, 22 parçadan mürekkep Osmanlı Donanması’nın Hint Okyanusu’na açılması ve güvenli bir şekilde Açe sularına ulaşmasıyla gerçekleştirilebildi.

Açe gücünün doruğuna Sultan İskender Muda zamanında ulaştı (1607-1936). Açe  İskender Muda döneminde karabiber ticaretinin önemli bölümüyle Minangkabau ülkesinin altın yataklarını denetimi altında tuttu.

İskender Muda döneminde Malakka’da Portekizlilerle sık sık savaşlar oldu ve Portekiz donanması 1614’te Bintan’da yenilgiye uğratıldı. Hollandalılar 1599’da, İngilizler ise 1602’de Açe’de ticaret merkezleri kurmaya çalıştılarsa da başarılı olamadılar. 1641’de Hollandalılarla kısa ömürlü bir ittifak kuruldu.

19. yüzyıla değin Sumatra’nın en önemli gücü olan Açe, Hollanda ile uzun bir çatışmaya girmek zorunda kaldı. Napoléon Savaşları’nın ardından Doğu Hint Adaları’nın Hollandalılara geri verilmesi üzerine İngilizler Açe’yi Hollanda etkisinden uzak tutmaya çalıştılar ve 1824’te imzalanan bir antlaşmayla düşmanca eylemlere girişilmemesini şart koştular. Hollanda’nın 1873’te Açe’ye ültimatom vererek bir takım imtiyazlar ve isteklerde bulunmasıyla Antlaşma bozuldu, Mahmud Syah (1870–1874) Osmanlı’dan yardım istedi ancak yardıma gelen olmadı. 1873’te başlayan ve otuz yıl süren çatışmalar (Açe Savaşı) sömürgeci Hollandalıların üstünlüğüyle sona erdi. 1904’te Açe sultanı Tuanku Danel Syah Hollandalılara teslim oldu ve 1905’te de ülkeden sürüldü. Bölge idari bakımdan Hollanda kolonisine dahil oldu. Hollanda Açe’ye bir genel vali tayin ederek yönetime el koydu.

Açe 2. Dünya savaşı sırasında 1942-1945 arasında Japon işgaline uğradı. Açeliler işgale karşı koymaya çalıştılar. Savaş sonunda ülkenin Hollanda yönetimine dönmesiyle bağımsız olmasını isteyenler arasında iç savaş çıktı. İç savaştan dinci ulema partisi galip çıktı ve ülke Endonezya Bağımsızlık Mücadelesi süresince özgür kaldı.

Özgür Açe Hareketi

Özgür Açe Bayrağı

Özgür Açe Bayrağı

Endonezya’nın bağımsızlığıyla  Hollanda Açe’yi Endonezya’ya devretti. Açe 1950’de Kuzey Sumatra ili içerisine alındı. Bu karar Açeli bağımsızlık yanlılarını direnişe sevketti. 1976’da Silahlı direniş örgütü Gerakan Aceh Merdeka (GAM – Özgür Açe Hareketi – Free Aceh Movement) kuruldu. 1953’de tek yanlı bağımsızlık ilan edildi. Açe’deki şiddet ve terör olayları nedeniyle yaklaşık 130,000 kişi mülteci konumuna düştü. 10 000 insan öldü.

8 Kasım 1999’da iki milyondan fazla Açeli, başkent Banda Aceh’de toplanarak bağımsızlık ya da Endonezya’ya bağlılık konusunda referandum istediler.

2001 yılında Özel Otonomi Yasası kabul edildi. Bununla eyalet hükümetine kendi yasalarını belirleme hakkı tanındı. 26 yıl süren mücadele sonunda  2002 yılının Aralık ayında Cenevre’de Endonezya Hükümeti ve GAM arasında imzalanan barış anlaşmasıyla Açe’ye otonomi ve serbest seçim hakkı verilmesi karşılığında GAM silahlarını bırakmayı kabul eti.

Ancak çatışmaların devam etmesi üzerine Ağustos 2005’te Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yeni bir barış anlaşması imzalandı. Bu anlaşma ile otonomi genişliği artırıldı, Endonezya kuvvetlerinin çekilmesi ve GAM’ın silahlarını bırakması kararlaştırıldı, buna karşılık Türk Bayrağının üzeri ve altı siyah/beyaz bantlı versiyonu Özgür Açe Bayrağının kullanılması yasaklandı.

Aralık 2006’da eyalet valisi seçimleri yapıldı. Seçimler 2012’de tekrarlandı.

Nisan 2013’de Açe’de Beytürrahman Camisi önünde Türk bayrağına benzeyen kırmızı ay yıldızlı bayrağın eyaletin resmi bayrağı olarak kullanılmasına destek için miting düzenlendi.

Tsunami

26 Aralık 2004’de merkez üssü Hint Okyanusunda bulunan depremden sonra meydana gelen tsunami Açe’de 170 000 insanın ölümünde ve batı kıyılarının büyük bölümünün hasar görmesine sebep oldu. Dünyanın her yerinden yeniden inşa faaliyetleri için yaklaşık yedi milyar dolar mali yardım bölgeye aktı. Kızılay 8 TIR yardım malzemesi ile yardıma katkıda bulundu.

10 yıl sonra Açe’de tsunaminin izleri kalmadı. Sahil şeridinde yıkılan bütün köyler yeniden inşa edildi. Yeni evler, camiler yapıldı, sokaklara asfalt döküldü. Açe’de pazarlara hareket, balığa çıkan balıkçılar, fabrikalarda tüten bacalar geri geldi. Hayat sanki tsunami hiç yaşanmamış gibi devam etti.

Felix Heiduk (Berlin merkezli Bilim ve Politika Vakfı’nda Endonezya uzmanı) anlatıyor: “Dünyada eşi benzeri görülmemiş yeniden inşa çalışmaları yapıldı. Bugünkü Açe ile tsunamiden önceki Açe karşılaştırıldığında, son yıllarda modernleşmenin hız kazandığı görülüyor.

Bu Türkler nerede yok ki?

George Alagiah (2004’deki tsunamiden sonra bölgeye giden BBC muhabiri) anlatıyor:

Açe’ye indiğimde kendimi Türkiye’de sandım. Hayır, her yerde kebap dükkânları olduğu için değil… Bana kartpostal satmaya çalışan çocukları gördüğümden de değil… Yok yok, ayakkabı boyacılarının bağrışmalarından ya da araba kornalarından da değil… Belki inanamayacaksınız ama; herkesin Türk bayraklı şapka giymesinden dolayı böyle bir fikre kapıldım. Yolda gördüğüm bir genç Açeli’ye, neden şapkalarında Türk bayrağı olduğunu sorduğumda bana verdiği yanıt çok ilginçti. Adı Recep olan bu genç, ‘kendi bayrağımız olan şapkayı giyersek, altı ay hapis yatıyoruz. Türk bayrağına kimse bir şey diyemiyor. Türk bayrağı da bizimkiyle aynı… Zaten, Türkler bizim atalarımız sayılır ve biz bayrağımızı 500 yıl önce onlardan almışız. Bundan dolayı, ne zaman bir maç olsa Türkiye Millî Futbol Takımının formasını giyiyor, evlerimize Türk bayrağı asıyoruz.’ “Şaşırdım kaldım ‘Tanrım bu Türkler nerede yok?’ dedim“.

Kazın ayağı?

Okyanusya’da Türk bayrakları bizler için gurur verici. Ancak bunlar zurnanın son deliği yani sadece buzdağının görünen kısmı. Gelin biraz da derinlere inelim.

Mekkenin ön balkonu

Açe Endonezya’da ‘Serambi Mekkah’ olarak tanınmaktadır. ‘Serambi’ kelimesi Türkçe’de evinin ön balkonu anlamına geliyor. Yani ‘Serambi Mekkah’ Mekke’nin ön balkonu anlamına gelir. Bu lakabın verilmesinin 2 sebebi var: Birincisi İslam’ın Endonezya’ya ilk girişi Açe bölgesinden olduğu içindir. İkincisi ise eskiden Endonezya takım adalarında yaşayan müslümanlar, hacca gitmek üzere kendi bölgelerinden ayrılıp Açe’ye gelirler, burada birkaç gün kalıp hep birlikte Mekke’ye doğru hacca çıkarlarmış. Bu yüzden bölge Endonezya’da bu adla tanınmaktadır

Açe’deki camiler

Açe bölgesindeki bulunan camiler, dış ve iç görüntü ve caminin yönetimi bakımından diğer Endonezya bölgelerinden farklı değildir. Hemen hemen her bölgesi tropik iklime sahip olan Endonezya’da camilerin şekli de nerdeyse aynıdır. Buradaki camilerin çoğu açık hava camileridir, rüzgarın esintilerini caminin içinde de hissetmek mümkündür;  sıcaklık sürekli 30-35 derece civarındadır.

Camiler mahalle halkı tarafından yönetilmekte, imamları da mahalle halkı tarafından seçilmektedir. Her caminin, bir organizasyonu, başkanı, yardımcıları ve üyeleri var. Caminin imamı birden fazla, normalde yaklaşık 4-5 kadar, bunlar da mahallenin büyüklerden seçilir, müezzinleri de gençlerden oluşmakta. Bu imamlar devlet tarafından herhangi maaş almazlar. Halkın verdiği sadakalar da, caminin elektrik, su ve diğer harcamalarına kullanılır. İmamlar, müezzinler ve davetli hatip/hocaların ücretleri de bu paradan ödenmekte.

Cemaatlerin ibadet yeri olması yanında her mahallenin kalbi ve merkezi, mahallenin en aktif yeri, bütün mahallece yapılan etkinlikler camilerde yapılmakta ve yine masrafları da cami kasasından ödenmekte. Bazı durumlarda devletten de cami kasasına nakit enjeksiyonu olur. Evlilik törenleri de camilerde yapılmakta. Bütün müslümanlar camilerde evlilik törenini yapıp düğününü da kendi evinde ya da özel bir binada yaparlar.

Ramazan

Ramazanlarda bir çok cami sabahlara kadar açık kalır, cemaat namaz kılar, Kur’an okurlar orada, bazı camiler her gün cemaate iftar yemeğini verirler, bazıları sadece Ramazanın 17’sinde cemaate açık iftar programı yaparlar.

Ramazanın son 10 gecesinde ise bazı camilerde gece namazı ve sahur programları olur, cemaat teravih namazından sonra imamla birlikte gece namazlarını kılar, sonrasında hep beraber sahur yaparlar.

Açe’de Ramazan diğer Endonezya bölgelerinden farklıdır. Ramazan boyunca Açe bölgesindeki okullar tatil olur, sabahtan ikindiye kadar ve yatsı-teravih vakitlerinde lokantaların açılması yasaktır, teravihten sonraki vakitlerden sabaha kadar lokantalar açık olur ve tekrar sahurdan ikindiye kadar kapanır.

Evet, Açe’liler dindarlar, dindarlar da hangi ölçüde? Bunun cevabı bizi zurnanın zırt dediği yere (işi en can alıcı noktasına) götürecek.

Şeriat – hem de Vahhabi tarzı olanı

Açe, Endonezya’nın en muhafazakar bölgesi ve resmi olarak şeriatın uygulamaya konulduğu ilk ve tek bölge. Açe 2001 yılında aldığı özerklik (Autonomy Aceh) hakkından sonra  tüm mahkemeleri şeriat esası üzerinden uygulamaya yöneltmiştir. Açe’de Endonezya hukuk düzeni uygulanmamaktadır. Bölgede dünya kamuoyunun fazla dikkatini çekmeden, sessiz sedasız köktendinci rejim giderek – yavaş yavaş kök salmakta. Henüz %100 şeriat yok ama Açe’deki yöneticiler şeriat kanunlarını tam uygulamak için çabalarını sürdürüyorlar. Bunu çıkarttıkları eyalet yasalarına ve sonradan ekledikleri tüzüklerle gerçekleştirme yolundalar. Habire “ahlak ve günlük hayat tarzını düzenleyen” yeni kanun maddeleri ekliyorlar. Yasaları çıkartan, tüzükler ekleyen Endonezya İslam Bilginleri Kurumu (EMUİ). Bunları dokunulmazlık zırhı içinde; ulema sıfatıyla yapıyor.

151023123310_aceh_sign_624x351_afp_nocredit

Plajda flört edecekseniz, başınıza geleceklerin sorumlusu sizsiniz

Uygulanan şeriat kurallarına örnekler:
İçki satmak yasak
Aleni yerlerde içki içmek yasak
Kumar ve bahis oynamak yasak
Sokakta sarmaş dolaş gezmek yasak
Evin dışında giyilen elbiseler İslam kurallarına aykırı olamaz
Kadınlar dar pantolon, vücuda oturan giysiler giyemez
Kadınlar uzun etek giymek zorunda
Kadınlar-kızlar motosikletin arkasında sadece yan oturabilirler
Kadınlar yanlarında kocaları ya da bir erkek akrabaları olmadan gece saat 11’den sonra ‘eğlence noktaları’na gidemezler
Kızlar ve erkekler spor salonlarının farklı bölümlerinde oturmak zorundalar
Ramazanda sabahtan ikindiye kadar lokantaların açılamaz
Ramazanda plajlara akşam namazından itibaren girilebilir
v.b.
Bu kuralları çiğneyenlere İslam kanunlarına göre çeşitli cezalar verilmektedir. Bunlar sopa, kırbaç gibi şeri cezalandırmalar. İşlenen suça göre kırbaç sayısı 40’dan 200’e kadar olabiliyor. Cezalar halka açık bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Eşcinsellerin 100 kırbaç ya da 100 ay hapis ile cezalandırılmasını öngören bir yasa çıkarıldı. Ayrıca suçüstü yakalanmaları halinde 1 kilo altın da para cezası kesiliyor. Endonezya’nın geri kalanında eşcinsellik yasak değil. Zina yapanların cezası da şimdilik aynı. Bunlar dışında el kesme ve recm gibi cezalar şimdiye kadar uygulanmamıştır. Taşlama (recm) için teşebbüsler olduysa da şimdilik yürürlüğe girmedi.

Şeriat Polisi

Yasalara uyulup uyulmadığı Şeriat Polisi (Vilayet Hizbe) tarafından kontrol ediliyor. Mesela bunlar Cumartesi geceleri gençlerin popüler mekanlarını geziyor birbirlerine çok yakın oturan çiftleri uyarıyorlar. Açe’deki Müslümanları ahlaksızlıklardan bu şekilde koruduklarını iddia ediyorlar. Onlara göre evli olmayan bir kadın ve bir erkeğin  karanlıkta yanyana oturması ahlaksızlık. Zina yapmalarını önlemek için birbirlerinden uzaklaşmalılar.

2012’de dini polisler doğudaki Langsa kasabasında konserde 16 yaşındaki bir kız öğrenciyi fahişe olduğunu iddia ederek alıp götürdüler. Kız ertesi gün adını yerel basında görünce intihar etti.

1999 yılında örtünme taraftarı yürüyüşlerle başlayan kampanyalar 2014 yılında kendilerine Tadzkiiratul Ummah adını veren bir grup dincinin, kadın ve erkek pantolonlarına boya atmasıyla devam etti.

Motosiklet yasaları

Halk arasında yaygın olarak kullanılan motosiklet taşımacılığında evli olmayan karşı cinslerin aynı motosiklete binmeleri yasak. Kadınların motosiklette erkek sürücünün arkasına bacaklarını açarak binmesi de yasak. Belediye Başkanı Yahya yeni yasağı duyururken, kadınların motosiklete binerken, erkek sürücünün arkasında bundan böyle sadece yan oturabileceklerini bildirdi ve bacaklarını açarak oturmanın, İslami değerleri ihlal ettiğini savundu. Belediye Başkanı “Bir kadın motora düz oturduğunda erkek gibi görünüyor. Halbuki yan otursa kadın gibi görünecek” diye konuştu. Güvenlik kaygılarına karşılık Yahya’nın görüşü yan oturduğu için motordan düşenlerin sayısının fazla olmadığı şeklinde.

Uzun etek modası

Kısa etek, tayt ve dar pantolonu yasaklayan şeriat polisi, kadınlara dağıtılmak üzere 20 bin uzun etek diktirdi. Polis etekleri dağıtırken talimat da verdi: ‘Bundan böyle vücuda oturan giysiler yasak. Şeriat polisine yakalanan kısa etekli ve dar pantolonlular bunları belirlenen noktalarda hemen uzun etekle değiştirecek.’

Açe’nin batısında bir köye giren polis, giysileri yüzünden 30 kadını durdurup sorguladı. Fatima adlı 40 yaşındaki kadın sorguya patladı: “Giyinme tarzımda yanlış olan nedir? Hangi yasayı çiğnedim? Ben terörist miyim ki kimliğimi göstermemi istiyorsunuz?

Güzellik salonları baskı altında

2006 Aralık ayında Açe’de din polisi, güzellik salonlarını bastı. Şeriat Polisi Şefi Bahagia Hadi, güzellik salonlarının çoğunlukla fuhuş için kullanıldığını, bu salonlara yönelik baskınların artacağını söyledi. Polis baskınında uygun giyinmedikleri gerekçesiyle gözaltına alınan güzellik salonlarında çalışan 13 kadın ve kadın kuaförlere saç kestiren iki erkek müşteri, Şeriat Kurumunda “öğüt verildikten sonra” serbest bırakıldı. Basılan güzellik salonlarından birinin sahibi olan Safrida, kendi iş yerinde ahlaka aykırı bir şey yapılmadığını söyledi ve bu tür baskınların müşteri kaybına neden olmasından yakındı. Safrida, “Müşteri olmadan çalışanlarıma nasıl para ödeyebilirim” dedi.

Son zamanda yasaklamalardan payını alan bir grup da LGBT oldu. Açe Bieureun’da LGBT üyelerinin güzellik salonlarında çalışmalarına, gençlere kötü örnek olacakları endişesiyle engel konuldu. Travestiler çalışabilecekleri en kolay alanın güzellik salonları olmasından dolayı bu karara çok üzüldüklerini ifade ettiler.

Bahse girilemez

Ağustos 2015 de Bireun ilçesinde 6 erkek gelip geçen otobüslerin adı üzerine bahse girdikleri gerekçesiyle tutuklandılar ve sopayla dövüldüler. Sadece bir günde 18 Eylül 2015’de, Banda Aceh’de ve yakındaki Aceh Besar kabupateninde (ilçesinde) sopa yiyenlerin toplam sayısı 34. Açe’de 2015 Ekim ayında kumar, alkol alma ve zina suçlarından en az 108 kişi sopayla cezalandırıldı.

Evlilik öncesi cinsel ilişki 

Açe’de üniversite öğrencisi 23 yaşındaki Vahyudi Saputra ile 20 yaşındaki Nur Elita’ya evlilik öncesi cinsel ilişki yaşadıkları gerekçesiyle hintkamışından yapılan bir sopayla 5’er kez vuruldu. Açe’nin başkenti Banda Açe’deki ‘ceza infaz merasimi’, Baiturrahim Camii’nde gerçekleşti. Çevredekiler, Saputra ve Elita’nın cezalandırılışını cep telefonlarıyla kaydetmeye çalıştılar.  Endonezya basınındaki haberlerde, “Suçlular kırbaçlanmak üzere sahneye getirilirken, izleyenlerin alkışlarla bu uygulamaya destek verdiği görüldü” ifadesi yer aldı. Banda Açe Belediye Başkanı, verilen bu cezalardan “herkesin ders alması gerektiğini” söyledi. Belediye başkanı, “Bu suçluların yaptıkları, örnek alınmamalı. Umarım bu son kırbaç cezası olur” dedi. Nur Elita, infazdan sonra ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Halka açık merasimde, dört kişi de kumar oynadıkları gerekçesiyle 5’er kez kırbaçlandı.

Tecavüze uğrayan yandı

2014 yılında ceza kanununa eklenen bir tüzüğe göre: Tecavüze uğrayan olayı kendisi kanıtlamak zorunda.  Kanıtlamak için dört şahit göstermek gerek, tecavüz eden kişi beş defa “ben yapmadım, yemin ederim, iki gözüm önüme aksın” derse suçu işlemediğine kanaat getirilip serbest bırakılacak, tecavüz kurbanı hamile kalmışsa DNA test sonucunu ibraz edecek, aksi takdirde suçlu durumuna düşecek, tecavüzcüyü zina yapmış durumuna soktuğu için kendisi iftira ile suçlanacak ve 80-100 civarında kırbaç cezası alabilecek. Tecavüze uğrayanın çocuk olması durumunda bu suç zina olarak işlem görecek ve ceza o şekilde hesaplanacak. Tüzükte suçu işleyen kişi ile mağdur arasındaki yaş farkı ve çocuğun rızası olmaması yer almıyor. Mağdurun, çocuk, engelli, akli dengesi yerinde olmayan biriyse şahit gösteremeyecek olabilmesi de hesaba katılmamış.

2014 yılında Langsa’da 8 erkek 25 yaşındaki dul bir kadının evine zorla girerek, evinde bulunan evli bir erkeğin kadınla ilişkiye girdiğini ileri sürdüler, adamı döverek etkisiz hale getirirken, kadına tecavüz ettiler, üzerlerine lağım suyu döktüler ve daha sonra polise teslim ettiler.  Polis tecavüzcülerden bulabildiklerini tutuklarken söz konusu kadın ve erkek dini kuralları ihlal ettikleri gerekçesiyle, kamuya açık alanda dayak cezasıyla karşı karşıya kaldılar. Bu arada erkeğin eşi kadına acıyıp kocasının kadını kuma olarak getirmesini istedi.

Müslüman olmayanlara da Şeriat

Açe’de 2014 yılında alınan bir kararla Müslüman olmayanlar da Şeriat Hukuku hükümlerine göre cezalandırılmakta. Ceza, gerek Açe’de yaşayan gerekse yaşamayan, kısa süreli ziyaretçileri, turistleri bile kapsam altına alıyor. Aynı kapsamda Müslüman olmayan kadınlara da başörtüsü kullanmak zorunluluğu getirildi.

indonesia-canning2016 Nisan ayında ilk kez Müslüman olmayan bir kadın kırbaç cezasına çarptırıldı. Başlangıçta 30 kırbaç cezası alan 60 yaşındaki Remita Sinaga’nın tutuklu bulunduğu süre göz önünde bulundurularak cezası 28 kırbaca indirildi. Remita’nın suçu şeriat hukukunu çiğneyerek alkol bulundurması ve satmasıydı. Remita’nın cezasını cektiği gün aynı zamanda dört başka kişi de zina suçundan dolayı 100′ er kırbaç yedi.

Halk konseri çok zararlıymış

Aynı tarihlerde Batı Açe’de müzisyen ve müzik gruplarının halka açık yerlerde konser vermesi yasaklandı. Yasaklama Din Adamları Danışma Konseyi’nin bölge yönetimine teklifi sonrası gündeme geldi. Bu kapsamda her türlü halk konseri İslam Hukukuna aykırı olduğu gerekçesiyle sınırlandı. Yasaklamadan ilk payını alan 24 yaşındaki popüler şarkıcı Zuhdi oldu. 3 Nisan’da vereceğini duyurduğu halk konserine izin alamayan Zuhdi’nin organizatörü konserin iptal edildiğini duyurdu. Karardan üzüntü duyan organizatör “saatinden, salonda izleyenlerin cinsiyetlerine göre ayrı ayrı yerlerde oturmalarına kadar her şartı yerine getirdiklerini yine de izin verilmediği“ söyleyerek halktan özür diledi. Bölge yerel yönetiminden Alaidinsyah, konserin izleyenlere faydadan çok zarar getireceği endişesiyle izin verilmediğini, bu tür konserlerin iç mekanlarda yapılmasının daha uygun olduğunu, şeriat kurallarına aykırı olmadığı sürece her türlü etkinliğe izin verdiklerini ifade etti.

Hıristiyan azınlığa saldırılar

Açe’nin Singkil bölgesinde Hıristiyanlar yaşıyor. Singkil Valiliği ile Hıristiyanlar arasında imzalanan anlaşmaya göre, Hıristiyan halkı bölgede sadece bir büyük kilise ve 4 küçük ibadethane açma iznine sahip. Bölgede anlaşma dışına çıkılarak, kilise sayısının 13’e çıkması sonucu, bölge valiliği kiliselerin yıkılması kararı almıştı. Yıkma işlemi gecikince Aceh Singkil İslami Bakım Gençlik Öğrenci Derneği 13 kilisenin lisansız olarak inşa edildiği ve devlet müdahale etmemesi halinde kendilerinin bunları yıkacağı tehdidinde bulundu. Ekim 2015’de Aceh Singkil İslami Bakım Gençlik Öğrenci Derneği üyeleriHıristiyanların çoğunlukla yaşadığı Suka Makmur köyüne ve kiliselere kamyonlarla saldırdılar ve bir kiliseyi ateşe verdiler, diğer kiliseleri de balyozlar ve baltalarla tahrip etiler. Çıkan çatışma sonunda saldırganlardan bir kişi öldürüldü. Bölgede yaşayanların %75’i başka bölgelere taşındı. Çoğu Hıristiyan yaklaşık 4 bin kişi evlerini terk ederek, Kuzey Sumatra adasına taşındı.

Tepkiler

Bunların faturası turizm gelirinin aniden fark edilir derecede düşmesi ve yabancı yatırımın azalması oldu. Ancak bunlar ulemayı ilgilendirmiyor.

Ölçü gittikçe kaçtığı için  dindar olmasına karşın Açe halkı gidişattan kaygılı. Nasıl yaşamaları gerektiğinin kendilerine dikte edilmesinden hoşnut olmadığını göstermeye çalışan büyük bir genç nüfus var. Setara Demokrasi ve Barış Enstitüsü’nden İsmail Hasani, durumu “zalim, insanlık dış ve anayasaya aykırı” olarak ifade ediyor.

Banda Aceh’de bulunan Solidaritas Perembuan Aceh adlı kadın hakları grubundan Ruvayda’ya göre, uygulanan İslam yasaları, oradaki erkeklere, uygun giyinmeyen bir kadının cezalandırması gerektiği inancını da beraberinde getirmiştir.  Hiçbir hakları olmadığı halde, kendileri İslam yasalarının uygulayıcıları olarak görüyorlar ve istediklerini yapabilecekleri kanatindeler.

Kadına Şiddete Karşı Ulusal Komisyonu, İnsan Hakları İzleme, Uluslarası Af Örgütü tepkilerini dile getirirken Endonezya’nın 2005’te imza koyduğu Helsinki anlaşmasında, aile ve özelin korunması, din ve ifade özgürlüğü gibi sivil ve siyasi hakların korunması ilkelerine de aykırı düştüğü görüşündeler.

Berlin’de bulunan insan hakları örgütü “Watch Indonesia”dan İnsan hakları aktivisti Alex Flur, “Kumar, alkol tüketimi veya sevgili ile birlikte görülmeye dayak cezası veriliyor. Kadınlar sürekli olarak ve her yerde başörtüsü takmak zorunda. Ayrıca kadınlar sadece erkek şoförün yanında otomobile binebiliyor ve motosiklette de kadın koltuğuna oturabiliyor” şeklinde konuşuyor. Alex Flor, şeriat polisinin yasaların ilk kez ihlal edilmesi halinde ikaz ettiğini, ikinci ve üçüncü kez ihlal eden kişileri ise cezaya çarptırdığını vurguluyor. Flor, cezaların ‘ibreti-alem’ zihniyetiyle, gözler önünde çok katı bir şekilde uygulandığına dikkat çekiyor.

Bilim ve Politika Vakfı’ndan Felix Heiduk: “Bu bölge İslam’ın Güneydoğu Asya’ya giriş yaptığı yer ve Endonezya’nın da bugüne kadar en muhafazakâr bölgesi oldu. 2004 yılındaki tsunami felaketi, günahkâr davranışlar nedeniyle Allah’ın verdiği bir ceza olarak yorumlandı. Siyasi gruplar bunu, şeriatın çok sert şekilde yorumlanıp, uygulanmasını sağlamak için araçsallaştırdı. Müslüman olmamakla itham edilmek istemeyen insanlar bu kuralların dışına çıkamıyor.”

Uluslararası Af Örgütünde araştırmacı olarak çalışan Endonezyalı Josef Benedict’e göre “Sopa cezasının kurbanları acı, korku ve aşağılanmaya maruz kalırlar, sopa yeme uzun dönemli ya da kalıcı yaralanmalara sebep olabilir“.

Sonuç

Açe Endonezyanın rüşvet konusunda ikinci önde gelen eyaleti. Hal böyle olunca bütün bunların arkasında yöneticilerin ceplerine doğrudan pompalanan Vahhabi kaynaklı dolarların olduğunu anlamak zor değil. Asgari ücreti  120-150 $ aralığında olan eyalette fakirlik, dolandırıcılık, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet ve uyuşturucunun yaygın olmasına rağmen Açe şeriatının iflas etmemesinin sebebinin Vahhabi finans desteği olduğu aşikar.

Kaynaklar:

Aceh peace deal signed http://news.bbc.co.uk/2/hi/asia-pacific/2556009.stm

Vijaya (Champa). Wikipedia https://en.wikipedia.org/wiki/Vijaya_(Champa)

Aceh Sultanate.Wikipedia https://en.wikipedia.org/wiki/Aceh_Sultanate

Champa. Wikipedia https://en.wikipedia.org/wiki/Champa

Indonesia-ACEs ‘crescent and star’ al flag 1.4.2013 http://defence.pk/threads/indonesia-aces-crescent-and-star-al-flag.243279/

Christian Churches Demolished in Indonesia to Appease Mob of Enraged Muslims. CP World. Samuel Smith. October 20, 2015 http://www.christianpost.com/news/christian-churches-demolished-indonesia-government-muslims-148063/

The heavy hand of religious police in Aceh. Al Jazeera. 21 December 2014. http://www.aljazeera.com/indepth/features/2014/12/heavy-hand-religious-police-aceh-2014122071758539966.html

Açede Şeriat yasakları. BBC Türkçe.  https://www.youtube.com/watch?v=3Sz3pNQE_QQ

Endonezya: Eşcinsellik ve zinaya 100 sopa. BBC Türkçe. 23 Ekim 2015 http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/10/151023_ace_escinsellik_zina

Açe’de din polisi güzellik salonlarını bastı. Hürriyet 21 Aralık 2006 http://www.hurriyet.com.tr/acede-din-polisi-guzellik-salonlarini-basti-5655108

Açe’ye ”ay yıldızlı” al bayrak. 1.4.2013 http://aa.com.tr/tr/dunya/aceye-ay-yildizli-al-bayrak/259809

Tsunamiden sonra şeriat. Deutsche Welle Türkçe. t24 Bağımsız İnternet Gazetesi. 25 Aralık 2014.  http://t24.com.tr/haber/tsunamiden-sonra-seriat,281662

Açe’de ilk kez Müslüman olmayan bir kadın kırbaçladılar. Gülseren Tozkoparan Jordan. Odatv. 22.04.2016 http://odatv.com/ilk-kez-musluman-olmayan-bir-kadin-kirbacladilar-2204161200.html

Açe ‘Mekke’nin ön balkonu’dur Endonezyalılar için. Muhammed Haykal. Dünya Bizim. 08/10/2015 http://www.dunyabizim.com/mercek-alti/21649/ace-mekkenin-on-balkonudur-endonezyalilar-icin

Evlilik öncesi cinsel ilişkiye giren çifte kırbaç cezası. Sözcü. 29 Aralık 2015.  http://www.sozcu.com.tr/2015/dunya/evlilik-oncesi-cinsel-iliskiye-giren-cifte-kirbac-cezasi-1022274/

Açe polisinin etek modası. Radikal. 27/05/2010 http://www.radikal.com.tr/dunya/ace-polisinin-etek-modasi-999144/

Motosiklet arkasındaki kadına şeriat yasağı. İnternethaber. 03/01/2013 http://www.internethaber.com/motosiklet-arkasindaki-kadina-seriat-yasagi-491109h.htm

Açe’de kanunlar suçludan yana. Gülseren Tozkoparan Jordan. Cumhuriyet. 2 Kasım 2014.  http://gold.ajanspress.com.tr/linkpress/POv6_FW7-c7XBz3-XFjXDQ2/?v=2&s=1557&b=231479&isH=1&lang=tr

1945 Anayasası Işığında Endonezya Şeriat Mahkemeleri Üzerine. Ali Osman Muş. Kapsam Haber Yorum. 21 Mayıs 2016. http://www.kapsamhaber.com/1945-anayasasi-isiginda-endonezya-seriat-mahkemeleri-uzerine-makale,1184.html

Tecavüze uğrayan kadına dayak cezası gelebilir. Radikal. 07/05/2014 http://www.radikal.com.tr/dunya/tecavuze-ugrayan-kadina-dayak-cezasi-gelebilir-1190815/

Endonezya’dan kilise açıklaması. TRT Haber mobil. http://www.trthaber.com/m/?news=kaddafi-natoya-meydan-okuyor&news_id=210792&category_id=4

Açe’de ‘Recm’ Kararı Tepkilere Yol Açtı. Amerika’nın Sesi. 16 Eylül 2009. http://www.amerikaninsesi.com/a/a-17-2009-09-16-voa10-88154182/874120.html

İslam adı altında İslam’a Korkunç Suikast: Yalnız Görüşen Çiftlere Ceza Diye Kırbaç Vurdular! Analiz Merkezi 13.6.2015 http://www.analizmerkezi.com/islam-adi-altinda-islama-korkunc-suikast-yalniz-gorusen-ciftlere-ceza-diye-kirbac-vur-58414h.htm

Açe Sultanlığı. Vikipedi https://tr.wikipedia.org/wiki/Açe_Sultanlığı

Çamlar. Vikipedi https://tr.wikipedia.org/wiki/Çamlar

Açe. Vikipedi https://tr.wikipedia.org/wiki/Açe

Açe Seferi. Vikipedi https://tr.wikipedia.org/wiki/Açe_Seferi

Bülent Pakman. Temmuz 2016. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

Twitter Widgets

WP_000151Bülent Pakman kimdir https://bpakman.wordpress.com/pakman/