Skan Hareketi

Skanya 1658 yılına kadar Danimarka’nın en önemli bölgesi sayılıyordu. Kültürel açıdan İskandinavya’nın en gelişmiş yörelerinden biriydi. 1658 de İsveç’in Danimarka’yı işgali sonucu Danimarka Skanya’nın büyük bölümünü kaybetti.  Bundan sonra Danimarka’nın Skanya’yı güç kullanarak geri alma girişimleri, en sonu 1720 de olmak üzere sonuçsuz kaldı. Skanya İsveç’in sınır boyu ili haline geldi. İsveç’in resmi dökümanlarında yurtiçi yabancı toprağı olarak nitelendiriliyordu. Skanya kültürel olarak karanlık çağlara geri döndürüldü. İki yüzyıl boyunca Skan dilinde bir tek kitap bile yazılmadı.

Yirminci yüzyılın ilk yarısında Skan dilini korumak, Skanya’daki okullarda Skan tarihinin okutulması gibi taleplerle bölgesel bir uyanış başladı. Bireylerin ve kuruluşların bu girişimleri sonuçta devlet milliyetçiliği dalgasıyla İkinci Dünya Savaşı öncesinde bastırıldı. 1950 lerde ve 60 ların başlarında Skan halkı içerisinde bölgesel otonomi fikri büyümeye başladı ancak bu da yine Devlet tarafından bastırıldı. Devletin silahları bu kez gülünçtü, Skanya ile ilgili  ne varsa karalamaya yönelikti. Skan bayrağı da bu politikadan nasibini aldı, öyle ki daha önce bayrak direklerine Skan bayrağı çeken bir çok Skan artık bayraklarını sandıklara kaldırmak zorunda kaldılar ve bir daha gün yüzüne çıkarmaya korkar hale geldiler.

1989 da birkaç kişi Skanya sorununu tartışmak için bir araya geldiler. Bundan sonra yöresel Skan kültürel bilincinin yeniden oluşturulması için ciddi çabalar harcanması gerekliliğine karar verildi. Böylece modern Skan hareketi doğmuş oldu.

Bu Hareket daha önce Avrupa’da deneyimi yaşanan ve Skan Hareketinin yararlanabileceği iki bölgeyi araştırdı. Bunlar İngiltere’deki İskoçya ve Belçika’daki Flanders bölgeleriydi. Söz konusu bölge hareket temsilcileriyle görüşüldü. Buralarda otonom hedeflerine erişilmesinin 25 yıl sürdüğü göz önüne alınarak Skan hareketi de sabırlı olmaya karar verdi ve kendine 25 yıllık bir hedef seçti. Demokratik yollarla mücadelenin ve değişimler elde edilmesinin uzun sürmesinin doğal olduğu kabul edildi. Bu süreç zarfında bazı ilerlemeler kaydedildi. Örneğin Skanya Edebiyat Akademisi, Skanya Gastronomi Akademisi, Skanya Bayrağı Kurumu gibi kuruluşlar, Skan dilinde şarkılar söylenmesi gibi, ki bundan 10 yıl öncesine kadar böyle bir şey tasavvur dahi edilemezdi.

Skanya Bölgesel Hareketi diğer hareketlerin deneyimlerinden yararlanmak ve onlara destek sağlamak için uluslararası kuruluşlarla da birlikte hareket etmektedir. Temsil Edilmeyen Halklar ve Uluslar Örgütü bunlardan biridir.

—————————–

Bu yazı 1989 da kurulan SSF Stiftelsen Skånsk Framtid – The Foundation for the Future of Scania- Skanya’nın Geleceği Vakfı Başkanı ve UNPO The Unrepresented Nations and Peoples Organisation – Temsil Edilmeyen Halklar ve Uluslar Örgütü Başkan Yardımcısı Skanya’lı Denizci Baş Kaptan Göran Hansson’un 21-23 Ağustos’ta Kopenhag’da yapılan 18. Bölgeselcilik ve  Kimlik Özgürlüğü Konferansına sunduğu “Tehdit Altındaki Kültürler” başlıklı bildiriden yararlanılarak derlenmiştir. http://www.scania.org/document/articles/docu/0105tale.htm

Farklı kimliklerin haklarını elde etmek için ille de silaha sarılıp, hainlik yapıp,  terörle 40 binden fazla insanın ölümüne neden olmalarına gerek olmadığı açısından güzel bir örnek teşkil etmektedir.

Bülent Pakman, 2006 burada yayım Mart 2010. Aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

Önceki yazımız: Skanlar: http://wp.me/PAexV-Xi

Twitter Widgets Facebook Widgets

Twitter Widgets Facebook Widgets

önerilen şantiye sahasının batısındaki yolBülent Pakman kimdir: https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s