Bir Zamanlar Afganistan

İngiltere Savunma Bakanı Liam Fox, kısa bir süre önce düzenlediği bir ziyarette Afganistan için, “çökmüş bir 13’üncü yüzyıl ülkesi” tanımını yaptı. Ancak Fox Afganistan’ı geri kalmış bir ülke olarak niteleyen ilk kişi değildi. ABD’li Blackwater güvenlik şirketi CEO’su Erik Prince, yoksulluk ve çatışmanın her yerine egemen olduğu ülkeyi, “Barbarların yaşadığı, 12’inci yüzyıl zihniyetinin hâkim olduğu bir yer” olarak tanımlamıştı.

Fox ve Prince gibi birçok insan, Afganistan’ı devlet idaresinin mümkün olmadığı, kaosun hüküm sürdüğü bir yer olarak görüyor. Son 30 yıldır savaşlardan belini doğrultamayan ülkenin gazete ve televizyonlara yansıyan görüntüleri, Afganistan’ın ortaçağ’dan hiçbir zaman çıkamadığı izlenimi veriyor.

Ancak geçmişin Afganistan için sakladıkları çok başka. Bundan 50 yıl önce, Afganistanlı kadınlar tıpta kariyer ediniyor, kadın ve erkekler Kabil’in sinema ve üniversite kampüslerinde beraber vakit geçiriyorlardı. Banliyölerde kurulan fabrikalarda tekstil gibi birçok sektörde mal üretiliyordu. Kanun ve düzenin geçerli olduğu ülkede devlet, hidroelektrik santralleri ve yollar inşa edebiliyordu.

Sokaktaki insanlarda umut, eğitimin verdiği fırsatlarla geleceği değerlendirme isteği vardı. Ancak 30 yıl süren savaşların ve Batılı güçlerin “özgürlük ve refah” vaat ettikleri operasyonların ardından, Afganistan ümit ettiği geleceğini asla elde edemedi. 1950 ve 60’lı yıllarda Afganistan’da yaşamış olan Muhammed Kayumi, 50 yıl öncesine ait fotoğraflarla geçmişin çok farklı yüzünü Foreign Policy’de sergiledi.

Çok değil, yarım asır öncesinin Afganistan’ının fotoğraflarını görenler sanki bir filmin tekrarını izliyormuşcasına İran’da yaşananların aynısının bu ülkenin de başına geldiği fikriyle hemfikir. İşte 50’li ve 60’lı yılların Afganistan’ı.

Yanda Batı’nın ritmini ve enerjisini Kabil gençlerine getiren müzik dükkânı.

Kabil Üniversitesi bugün bu fotoğrafta görüldüğünden çok farklı değil. Ancak insanlar çok farklı. 1950 ve 60’lı yıllarda, öğrenciler Batı tarzı kıyafet giyiyordu. Kadın ve erkekler birbirleriyle özgürce bir zaman geçirebiliyordu. Bugün, Kabil’de bile kadınlar yüzlerini ve vücutlarının neredeyse tamamını örtüyor. Bir 50 yıl sonra, kadın ve erkekler ayrı dünyanın insanları olarak yaşıyor.

Kabil Üniversitesi’ndeki bir biyoloji sınıfı. 50’li ve 60’lı yıllarda kadınlar istedikleri alanlarda profesyonel kariyer yapabiliyorlardı. Şu anda ise kızlara eğitim veren okullar terör hedefi haline geldi.

Kabil Doğumevi’nde derse katılan hemşireler Bundan 50 yıl önce, Afganistan’da eğitime

değer verilir ve toplumda dengeleyici güç kabul edilirdi. Eğer iyi bir öğrenciyseniz, üniversiteye girme, hatta yurt dışında eğitim görme fırsatı elde ederdiniz. Böylece orta sınıfa karışabilir ve rahat bir yaşam sürme şansınız olurdu. Eskiden, eğitim Afganistan için kutsal bir şeydi.  Bugün, Afganistan’da eğitime değer verilmiyor. Eğitim ile iyi bir yaşam tarzı arasındaki bağlantı anlaşılamadığı gibi, güce sahip olanlar bunu yasal olmayan yollardan elde ediyor.

60’lı yıllarda çekilmiş bu fotoğraf doğan bebeklere ne kadar iyi gözetim altına alındığını gösteriyor. Şu anda Kabil’de bir hastaneye gittiğinizde ise prematüre doğmuş iki bebeğin aynı kuvözü paylaştığını ve yeterli araç gereç olmadığını görebilirsiniz.

1960 lı yıllarda tıbbi bakım konusunda sürekli gelişim gözlenen Afganistan’da şimdi ise doğan 4 çocuktan birisi 5 yaşına bile gelemeden hayatını kaybediyor.

60’lar Afganistan’daki bir aşı araştırma merkezi. 60’lı yıllarda ülkede pek çok araştırma merkezi faalken şu anda ülkedeki tıbbi kaynaklar sınırlı ve ülkenin her bölgesine eşit oranda dağıtılamıyor. Ülke halkının yaklaşık yüzde 20’si elektrik enerjisinden mahrum.

Bir köylü yerleşim yerlerine gelen hemşireleri karşılıyor… Eskiden devlet, köylere ve küçük yerleşim birimlerine insanları koleradan ve diğer çeşitli hastalıklardan korumak amacıyla sağlık ekipleri gönderiyordu. Ancak şu anda bu neredeyse imkansız. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumların bu bölgelere yolladığı ekipler, bazı kesimlerin hedefi oluyor.

Afganistanda 50’li ve 60’lı yıllarda kız ve erkek izci takımları bulunuyordu ve bu takımların programları ABD’yle neredeyse aynıydı. Ancak bu 1970’lerin sonuyla beraber Sovyetlerin de istilasıyla birlilkte bu uygulama kaldırıldı.

Bir zamanlar Afgan halkı sinema eğlencesini Park Sineması’nda karşılıyordu. Burada Hollywood filmleri dahil çeşitli filmlerinin gösterimi yapılıyordu.

Anneler ve çocukları çocuk parkında… Eskiden anneler çocuklarını alarak parklara götürür, cocuklar yaşıtlarına karışarak tahterevalliye binerdi.Ancak şimdi sokakta değil çocukları, kadınları bile fazla görmek mümkün değil.

Afgan ekonomisine kaynak sağlayan en büyük etkenlerden birisi de endüstri idi. Özellikle varoş mahallelerde açılan atölyeler insanlara da katkı sağlıyordu. Şimdi ise elektrik bile kolay ulaşılabilirliğini kaybetmiş durumda… Şu anda Afganistan’ın dışarıya gönderdiği en önemli şey ise maalesef uyuşturucu maddeler.

Kabil Nehri’ndeki hidro elektrik santral… Almanların da desteği alınarak 1950’li yılların başında inşa edilen bu santral çok önemliydi. Ancak son 8 yıl içerisinde Afgan yönetimi büyük ölçekli herhangi bir yapıya imza atmış değil.

Fotoğraftaki fabrika, döneminde Asya’nın en modern fabrikalarından birisiydi. O zaman Afganlar geleceklerini parlak olarak görüyordu, ekonomi büyüyordu… Ancak 30 yıllık savaş dönemi bütün endüstriyi yerle bir etti.

Kabil’in zamana uygun toplu taşıma sistemi. 1950’lere ve 60’lara göre daha az kadın evinin dışında çalışıyor.

Güney Afrika’dan Endonezya’ya kadar geniş bir alanda yayın yapabilen Kabil Radyosu. 1960’larda radyoyu açtığınızda dünya haberleri, yerel haberler, müzik programları, skeçler, siyaset tartışmaları belki bir sanat ya da çocuk programı duyabilirdiniz. Devlet tarafından yönetilen Kabil Radyosu 1930larda kurulmuştu. Günümüz Afganistan’ında daha fazla radyo ve televizyon istasyonu var. Bu iyi bir gelişme. Ancak bu radyo ve televizyonların yayınına ulaşmak için gerekli elektrik ise ne yazık ki çoğu zaman bulunamıyor. Sadece bir grup zengin aile kendilerine ait jeneratörler sayesinde kesintisiz elektrik kullanabiliyor.

Kabil Uluslararası Ticaret Fuarı. 1960’larda Afganistan’ın bağımsızlık yıldönümünün kutlamalarında Kabil Ağustos sonu ve Eylül başında 9 gece boyunca aydınlatılırdı. Şimdi ise şehir karanlık. Gece araba sürmek bile garip hissettiriyor. Şehirlerde neredeyse hiç ışık yok, sokaklar terk edilmiş ve gece hayatı da yok.

O yıllarda fotoğrafta görülen tarzdaki kıyafet butikleri Kabil’de çok yaygındı.

Bugün Afganistan’da bu tür bir mobilyacı bulmak neredeyse imkansız. Çoğu mobilya Afganistan dışında üretiliyor ve Afganların çok küçük bir kısmı bunlara benzer mobilyalar satın alabiliyor.

Günümüz Kabil’inde değişmeyen tek şeyin meyve-sebze pazarları olduğu söylenebilir.

Bugün Afganistan kabinesinin eğitim seviyesi 50 yıl öncekinden çok daha düşük. O zamanlar devletin en üst düzey yöneticilerinin en az doktora ya da yüksek lisans yapmış olması gerekiyordu.

Afganistan’ın bir zamanlar güçlü olan savunma kuvvetleri bugün sadece birer hatıra. Sovyetler ülkeyi terkettikten sonra Pakistan güçleri Afgan ordusunun yok olmasında önemli rol oynadı. 1990’lardaki iç savaş, sonrasında Taliban’ın ülkeyi ele geçirmesi ve son olarak Amerika’nın başı çektiği müdahale politikası sebebiyle, ülkenin çok ihtiyaç duyduğu silahlı kuvvetler, güvenliğin en önemli mesele olduğu dönemde bile bir türlü toparlanamadı.

KAYNAKLAR:

Bir zamanlar Afganistan çok farklı bir yerdi. Hürriyet Foreign Policy 07 Haziran 2010 http://www.hurriyet.com.tr/planet/14882547.asp

Bir zamanlar Afganistan. NTVMSNBC. 23 Temmuz 2010 http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/bir-zamanlar-afganistan.html

Afganistan ile ilgili diğer sayfalarımız:

AFGANİSTAN

KABİL RESİMLER

AFGANİSTAN TÜRK BİRLİĞİ

100 YIL ÖNCE DE ORADAYDIK

KABİL 2002

DİZ BOYU YOKSULLUK

AFGANİSTAN’DA RUS HAYALETLER

AFGAN KADINI

Bülent Pakman. Temmuz 2010. Lütfen aktif link vermeden alıntı yapmayın.

Twitter Widgets

Al Khobar Ofis

Bülent Pakman kimdir?  https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Video arşivi:  Kanal 1    Kanal 2     Kanal 3     Kanal 4

 

 

Bir Zamanlar Afganistan için 2 cevap

  1. openreel dedi ki:

    Sayın Bülent Bey, bu paylaşımınız için çok teşekkürler!
    Dear Mr. Pakman, thank you very much for your sharing.
    Erkan

  2. BASHİR NOORİ dedi ki:

    Sayın Hocam,Türkiyede okumakta olan ve afganistan halkı olarak bu paylaşımlarınız için çok teşekkür edrim.Allah sizlerden razı olsun

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s