Kurtuluş Savaşını ilahi ordular mı kazandı?

Atatürk karşıtlarına göre: Atatürk Deccaldir (Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse. Türk Dil Kurumu Sözlüğü)sunusi atatürk

Doğrusu:  Savaşta bile insanca düşünen, esir aldığı askerlere “Üzülmeyin savaşta olur böyle şeyler” diyen, ölen düşman askerlerinin ailelerini “Çocuklarınız bize emanet” diye teselli eden, “Yunan bayrağını bir milletin simgesidir” diye çiğnemeyen asil, erdemli ve yüksek bir karakterle savaş kazanmış bir komutana Deccal yani yalancı ve kötü karakterli diyen ya bu geçeği bilmeyen cahildir ya da iyi karakterli değildir.

Atatürk karşıtlarına göre: Savaşı o kazanmadı ki! Allah ordularını gönderdi onlar vasıtasıyla zafere ulaştık. Esir alınan birçok Yunan subayı, bizi Mustafa Kemal’in askerleri yenmedi, biz gökten inen yeşil bereli askerlere yenildik demişler. Bunun delili Kuran’da AHZAP-9 “Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik.” gibi Allah’ın savaşta inananları desteklemek için ordular gönderdiğine ilişkin ayetler.

Doğrusu: Bu ayetlere ve anlatılanlara göre, Allah’ın Atatürk’ü desteklemek için ordularını gönderdiğini Atatürk karşıtları kendi ağızlarıyla itiraf etmiş oluyorlar.

Atatürk karşıtlarına göre: Hayır, asla öyle değil.  Ordumuz, imamlarla, hocalarla doluydu ve abdestinde namazında  askerlerden oluşmuştu, Allah onlara yardım  için ordularını gönderdi, Atatürk için değil.

Doğrusu: Atatürk karşıtlarına bunları Allah söyletiyor çünkü bilmeden Atatürk’ü övmüş oluyorlar.

Atatürk karşıtları: Hayatta o kafiri övmeyiz.

Doğrusu: Bilindiği gibi Atatürk, söz konusu imanlı orduyu dışarıdan getirmedi. Onlar Osmanlı bireyleriydi ve askerleriydi. Ama Osmanlı, aynı imanlı askerlerle girdiği savaşların çoğunu kaybetti. Yani o kaybedilen savaşlardaki Osmanlı askerleri de abdest alıp namaz kılıp tekbir getirerek savaşıyorlardı ama yenildiler ve de sonunda yıkılma noktasına gelindi. Yoksa o askerler imansız mıydı?

Atatürk karşıtlarına göre: Olur mu hiç? Elbette imanlıydılar! Hatta çoğu zaman namazlarını kılıp savaşıyorlardı.

Doğrusu: Öyleyse Allah o savaşlara neden ordularını göndermedi de savaşları kaybettiler? Çünkü, Allah yalnızca imanlı olanlara değil aynı zamanda haklı olana, hak edene ve daha da önemlisi, galip gelmesini istediklerine yardım eder. Onun için eğer Allah Osmanlı’nın bekasını isteseydi Osmanlı yıkılmazdı. Kısacası Atatürk karşıtlarının işaret ettikleri ayetler ve anlattıklarının mantığına göre abdestinde, namazında ve de  tekbir getirerek savaşan bir ordu, Osmanlı’nın bekası için savaşınca  Allah yardım etmedi yenildiler ve sonları geldi. Fakat aynı imanlı askerler bu kez Atatürk  önderliğinde Türkiye Cumhuriyetini kurmak savaşınca Allah yardım etti ve mucize ötesi bir sonuçla galip geldiler. Demek ki Allah Osmanlı’nın değil Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasını istemiş.

Atatürk karşıtlarına göre: Atatürk savaşırken iyi idi. Ama sonradan şımardı ve dine düşman olup kafir oldu.

Doğrusu: Atatürk’ün Kurtuluş savaşından sonra Cumhuriyet döneminde  ilk yaptığı işler; İslam dinini bilime emanet etmek için 1924’te İmam hatip okullarını kurdu, Diyanet İşlerini kurdu. Daha sonra Millet okuduğunu anlayarak inancını sürdürebilsin diyerek cebinden para vererek Kuran’ın Türkçe mealini hazırlattı ki Kuran’ı anlayarak okumak Allah’ın  emridir.  Hadisleri tercüme ettirdi. Hepsini onbinlerce adet bastırttı, parasız dağıttırdı. Hiç din düşmanı, kafir olan biri öncelikle bunları yapar mı? Hem de çok güçlü olduğu bir zamanda. Atatürk, dine değil, Kuran’ın da lanetlediği dini menfaat için kullananlara, yobazlığa ve hurafelere savaş açtı. Peygamberin hadisi var: Bir kimse okul, hastane cami gibi hayırlı eserler bırakırsa öldükten sonra da o kişinin amel defteri kapanmaz, o eserler durdukça onun defterine sevap yazılır. Bu hadise göre; Ankara’ya kadar yaklaşmış düşmanı yenip, bu topraklarda bize özgür bir vatan olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa eden başta Atatürk olmak üzere onun arkadaşlarının da amel defterleri  açıktır. Bu durumda yapılan her okulda, hastanede, camide, her okunan ezanda, özgürce yapılan ibadetlerde, Atatürk ve arkadaşlarının defterlerine sevap yazılıyor. Atatürk karşıtları da özgürce  kıldıkları her namazda yaptıkları her ibadette nefret ettikleri, deccal dedikleri Atatürk’ün defterine sevap göndermiş oluyorlar. Atatürk’ü Allah göndermiş ve desteklemiştir. Çünkü Milli Mücadele büyük imkansızlıklar içinde yürütülmüştü. Kazmayla, kürekle dünyanın en güçlü ve donanımlı ordularına karşı kazanmak mümkün değildir. Zaten  böyle bir zaferin tarihte başka bir örneği yoktur. Bu durumda Atatürk karşıtları Allah’ın desteklediği birine düşmanlık ediyorlar demektir.  Ayrıca, Allah nankörleri sevmez.

Mustafa Günen’in  21 Ekim 2016 tarihli Güncel Haber Ajansı köşe yazısından  http://guncelhaberajansi.com/ataturk-dusmani-bir-babanin-ogluyum-68806.html derleyen Bülent Pakman. Ekim 2016. İzin alınmadan, aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

Twitter Widgets

Al Khobar Ofis

Bülent Pakman kimdir?  https://bpakman.wordpress.com/pakman/