Alemdar gemisi

Kurtuluş savaşına gemi gerekiyor

Şubat 1921’de Anadolu’daki kurtuluş mücadelesi tüm hızıyla sürmekte. Ankara’da bulunan Milli Hükümetin, İstanbul’da bulunan Alemdar gemisine ivedilikle gereksinimi var. Savaş demek lojistik demek. Milli Hükümetin, Sovyetler Birliğinden alınacak silah ve cephaneyi Kuzey Karadeniz’den güneye taşımak ve Karadeniz’de emperyalizmin emrine girmiş azınlık çeteleriyle savaşmak için gemilere ihtiyacı bulunmakta.

alemdarAlemdar; 1898 yılında Danimarka’da  49,475 metre uzunluğunda ve 7,95 metre genişliğinde, 362 ton ağılığında kurtarma amaçlı inşa edilmiş  bir römorkördü. Geminin orijinal adı; “Danmark”tı. Kapitülasyonlar nedeniyle, yabancı bir şirket için İstanbul’da çalışırken, Osmanlı’nın I. Dünya Savaşına girmesi ile el konulmuş ve adı “Alemdar” olarak değiştirilmişti.

Ankara hükümeti Milli Mücadele için biçilmiş kaftan olarak saptadığı bu geminin önce Karadeniz Ereğli’ye, daha sonrada Trabzon’a kaçırılmasını ister ve bu maksatla personelini ikna etmeye çalışır.

İstanbul

Ankara hükumetinin karşısında büyük bir engel vardır. Ankara’da bulunan Milli Hükümet; İstanbul’un, Padişah’ın, emperyalizmin emrindeki kukla Osmanlı Hükümetinin, satılmış İstanbul aydınlarının ve mütareke basınının gözünde isyancıydı, eşkıyadı, ırz ve namus düşmanıydı ve katli vacipti.

96 yıl öncesinin işgal altında bulunan İstanbul’unda Osmanlı tam bir acz içinde. Padişah VI. Mehmet Vahdettin, düşmanla işbirliği yaparak, düşmana yalvararak saltanatında oturabilme derdinde. Anadolu’da kurtuluş mücadelesinin başında bulunan Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları hakkında, idam fermanı yayınlamış.

İstanbul’dan yayın yapan mütareke basınında tam bir teslimiyet ve ihanet hakim. Peyâm-ı Sabah’ın 29 Nisan 1920 tarihli başlığı; “Mustafa Kemal isyancıdır, cezası ağır olmalıdır“. İhanetin güçlü kalemlerinden Refi’i Cevat; “Türkler kendi güçleriyle adam olamaz, İngilizler elimizden tutarak bizi kurtaracak” demiş, Ali Kemal ise; “Padişaha sadakatle bağlı Anadolu halkı, Mustafa Kemal denen şakiye haddini bildirecektir” şeklindeki bozguncu yazılarına hız vermiş.

Donanmamızdaki gemilerin torpidoları çıkartılmış, top kamaları sökülmüş, kazanları çalışmaz hale getirilerek Haliç ve İzmit körfezlerinde etkisiz ve battal halde demirletilmiş. Az sayıda ticari ve askeri gemilerimiz işgal güçlerinin müsadesi ile hareket edebiliyor, milli kuvvetlerimiz lehine olabilecek hiçbir harekete müsaade edilmiyor.

Osman Efendi

İstanbul işgal altında da olsa, yaşam devam etmekte. Alemdar’ın personelisiniz, Kuzguncuk’ta, Üsküdar’da, Fatih’te veya Sarıyer’de oturuyorsunuz. Aileniz var belki de yeni evlenmişiniz ve yeni doğmuş bir bebeğiniz var, maaşınızı alıyorsunuz, okuduğunuz gazetelerde sizden gemiyi kaçırmanızı isteyenlerin eşkiya olduğu ve din düşmanı olduğu yazıyor. İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan harp gemileri namlularını şehre çevirmiş ve İstanbul’da işgal askerleri cirit atıyor olsa da; “Padişahımız Efendimiz merak etmeyin, bu durum geçici” diyor. Soruyorum size; sevdiklerinizi işgal altındaki İstanbul’da bırakıp, düzeninizi bozup, Alemdar’ı Karadeniz’e kaçırır mısınız?

Siz Alemdar’ın çarkçıbaşısı Osman Efendi’nin eşisiniz, siz serdümen Recep Kahya’nın babasısınız, siz yağcı Trabzonlu Hikmet Efendi’nin kardeşisiniz, siz ateşçi Göreleli Yusuf’un annesisiniz, sevdiğiniz bu insanların “vatanı kurtaracağız” söylemiyle, yedi düvele ve onların işbirlikçisi Padişaha başkaldırmasına ve Anadolu’ya gitmesine müsaade eder misiniz?

Zor bir soru değil mi? Evet, herkes buna cesaret edemez. Alemdar’ın kaptanı bile korkar, mazeretler öne sürer ve İstanbul’da genç karısının koynunda kalır. Ancak 8 cesur ve yüreği mangal gibi denizci bunu göze alır.

Tarih 5 Şubat 1921 gece yarısı, hava çok soğuk. Osman Efendi, etrafta devriye gezen İngiliz Gambotlarını pür dikkat izler. Epey bir zaman geçtikten sonra sahilden Kuvayı Milliyeci yurtseverlerin ışıldak işareti ile derhal harekete geçer ve gürler; “Herkes görevinin başına! Ölmek var, dönmek yok!” Daha sonra komutunu verir, “Bismillah vira

Karadenizde bir destan

Alemdar’da 1. çarkçı Üsküdarlı Osman Efendi. 3. çarkçı Trabzonlu Hikmet Efendi, güverte lostromosu Üsküdarlı Ali, serdümen Trabzonlu Rıfa, Rizeli Recep Kahya, ateşçi Yusuf, kamarot Erzincanlı Salih adındaki 7 kahraman denizci, Karadeniz’deki şiddetli fırtınayı fırsat bilerek Karadeniz’e açılmak için İstinye’den demir aldı.  Çarkçıbaşı Osman Muhtar, Prof. Mümtaz Soysal’ın babasıydı. Ereğli’den gemiye binen 2. Süvari Üsteğmen Ali Dursun Tevetoğlu ise pop yıldızı Tarkan’ın dedesi. Boğazda karakol görevi yapan müttefik gemilerin arasından geçerken megafonla sorulan sorulara,”batmakta olan bir gemiye yardıma gittiklerini” söyleyen denizciler, boğazdan çıkıp hırçın Karadeniz sularında tüm gece boyunca ilerleyerek, ertesi günü halkın büyük coşkusu altında Karadeniz Ereğli’ye girdiler.

Alemdar’ın hikayesi, burada bitmez. Alemdar, personel takviyesi, yiyecek, içecek ve 80 ton kömür ikmali yaptıktan sonra, 9 Şubat 1921 tarihinde Trabzon’a hareket etti. Fakat ilçedeki gayri müslimlerin ve casusların haber vermesi sonucu Fransız Karadeniz Komutanlığı’ndaki bir gambotun Bartın’ın Amasra ilçesinde pusuya yatarak takibe aldığını farkeden Alemdar’ın personeli, kurtuluş planları yaptı. Gemide kemençe eşliğinde horon oynayan personel, davet ettikleri 5 Fransız denizciyi etkisiz hale getirip silahlarına el koydu ve esir aldı. Ani manevrayla tekrar Karadeniz Ereğli’ye dönerken peşine düşen gambottan açılan ateşe tüfeklerle karşılık veren gemi personeline, Ereğli’ye yaklaşılması üzerine karadan da destek verildi. Sandallarla denize açılan vatandaşların desteğiyle gambot bölgeden ayrıldı. Çatışmada şehit olan Recep Kahya İstiklal Savaşının ilk deniz şehidi olmuştur.

Uzun görüşmelerden sonra Fransız esirler bırakıldı, karşılığında Fransızlarla yapılan anlaşmada Karadeniz’de dolaşan Türk bayraklı gemilere dokunulmaması garantisi alındı. Aynı anlaşmaya göre Milli Mücadelenin sonuna kadar Ereğli’de demirli kalması gereken Alemdar’ın görüntüsü, boyası her şeyi değiştirildi. 24 Eylül 1921 günü başlayan kestane karası fırtınası fırsat bilinerek Ereğli’den Trabzon’a hareket etti. Yolda karşılaşılacak gemilere tanınmamak için Trabzon’a kadar Fransız bayrağı çekildi.  Trabzon’a 29 Eylül 1921 günü alay sancakları ile süslenmiş olarak girdi. Gazi Alemdar gemisine Trabzon’da 2 adet top yerleştirildi.

Milli Mücadelede Karadeniz’de görev yapan kahraman ve yurtsever Alemdar denizcileri, düşmanın tüm engellemelerine rağmen;  Sovyet limanlarından kendi limanlarımıza 300 bin tondan fazla silah ve cephane taşıyan Rüsumat ve Şahin gibi gemilere karakol ve kollama görevi yaptılar.

İstiklal Savaşı sonunda taşıma gücü 6182 tonu bulan nakliye gücünün 4482 tonluk bölümü Ereğli’ de el konularak millileştirilen gemilerden oluşmuştu. Bu gemiler 22 gemiden oluşan nakliye donanmamızın en önemli kısmıydı. Bu gemilerin stratejik nakliyatları başarılmasaydı Kurtuluş Savaşı kazanılmazdı.

Alemdar, esasında 362 tonluk bir demir yığınıydı. Biliyorsunuz denizciler, demir yığınlarına can, kan ve ruh verirler. İşte Alemdar personeli sadece bunları vermedi; aynı zamanda ona bir kahramanlık destanı da yazdırdı. Kurtuluş Savaşı’nın “tek deniz çatışmasının kahramanı”  olduğu için kendisine “Gazi” unvanı verildi.

Gazi Alemdar Gemi Müzesi

Alemdar 1959’dan itibaren hizmet dışı bırakıldı. 1964 ve 1980’de özel firmalar tarafından satın alınmasının ardından 1982’de hurdaya ayrıldıktan sonra 4 tersanede aynı ölçülerle dört ayrı blok halinde yeniden  inşa edildi, denizden çekilip bugün bulunduğu yerde birleştirildi, 2008’de müze haline getirildi. Sahil bandına konuşlandırılan müzeyi 2013 yılında 145 bin, 2016 yılında 170 bin kişi gezdi. Yani  ilçe merkezi nüfusu kadar. Toplamda gezenler 2016 sonu itibarıyla 1 milyon 20 kişi oldu. Türkiye’nin çok sayıda ilinin yanı sıra ABD, Almanya, Çin, Filipinler, Rusya, Hollanda, Romanya, Japonya, İsviçre, Fransa, Belçika, Yunanistan ve Bulgaristan’ın da aralarında yer aldığı dünyanın birçok ülkesinden turistler müzeyi geziyor.

Eğer yolunuz Karadeniz Ereğli’ye düşerse, lütfen siz de Gazi Alemdar Müze Gemisi’ni ziyaret ediniz.

Kaynaklar:

Türker Ertürk 5.2.2017 Odatv.com http://odatv.com/kurtulus-savasini-zafere-ulastiran-kahramanin-hikayesi-0502171200.html

Kahramanlıklara Ev Sahipliği Yaptı, Şimdi Turizme Katkı Sağlıyor. Mustafa Kemal Bektaş. Ereğli Önder Gazetesi. 6 Şubat 2017.  http://www.ereglionder.com.tr/guncel/kahramanliklara-ev-sahipligi-yapti-simdi-turizme-katki-sagliyor-h70389.html

Alemdar Gemisi efsanesi, turizmle sürüyor. Sabah Gazetesi 10.1.2014 http://www.sabah.com.tr/turizm/2014/01/10/alemdar-gemisi-efsanesi-turizmle-suruyor

Gazi Alemdar Gemisi. Ömer Faruk Özyiğit. Deniz Harp Okulu Pusula Dergisi. Yıl 2015, Sayı 77 http://www.dho.edu.tr/sayfalar/00_anasayfa/11_pusula/77/gazi-alemdar-gemisi.html

Bülent Pakman. Şubat 2017. İzin alınmadan, aktif link verilmeden alıntı yapılamaz.

Twitter Widgets

Video arşivi:  Kanal 1    Kanal 2     Kanal 3     Kanal 4

Al Khobar Ofis

Bülent Pakman kimdir?  https://bpakman.wordpress.com/pakman/Alemdar gemisi