Atatürk, Hürriyet ve Kadın…

Günlerdir Ankara’da Anıtkabiri – Mustafa Kemal Atatürk’ün mezarını ziyaretimle bağlı heyecanımı yazmak istiyordum. Her ne ise elimi tutan vardı. Amma kılavuzun sesi kulaklarımda idi: Atatürk’e göre, en mukaddes savaş hürriyyet uğrunda savaş idi.

O, hem de kadınlara kazandırmak istediği hürriyet için savaşmıştı gece-gündüz… Bu savaştan yazmak istiyorum, hürriyetten yazmak istiyorum, hür olmak istiyorum. Kadınlarımızın da hürriyet için savaşmalarını istiyorum…

Anıtkabir’in girişinde İstiklal kulesinin karşısında üç kadın heykeli var. Bu üç kadın Atatürk’ün ölümünden dlayı Türk kadınlarının duyduğu derin acının gösterisi olarak “nöbet tutarlar” orda. Türk kadınını Atatürk’ün ölümü niye bu kadar ağrıtmış, sarsıtmıştı? Çünkü Atatürk, Türk kadınlarının yüce değerlerine inanıyor ve onları medeni dünyada özlerine yakışan en şerefli seviyelere eriştirmek için çalışıyordu. Bu heykel grubunun verdiği mesaja göre de, tarih boyunca bir çok kahramanlar yetiştiren Türk kadını derin acı içinde böyle, gururlu, azimli, karakterli bir duruş sergilemişti.

O kadınların başka şekilde durmaya, başlarını eğmeye hakları yok idi. Çünkü Atatürk uzun ve çetin mücadele neticesinde Anayasada değişiklik yapılmasına nail olmuş, Türk kadınlarına 1934 yılında 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkını kazandırmıştı. O diyordu ki, çarşaf içinde, peçe altında, kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihin sahifelerinde aramak gerekecektir: “Bu karar Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin yüksekliğinde bir yer verdi. Siyasi hayatta, belediye seçimlerinde tecrübe kazanan Türk kadını bu defa da milletvekili seçme ve seçilme hakkı kazanmakla haklarının en büyüğünü elde etmiş oluyor. Medeni ülkelerin bir çoğunda kadından esirgenen bu hak bu gün Türk kadınının elindedir ve ondan liyakatle istifade edecektir”.

Atatürk ülkesinin sadece erkeklerinin tahsil alması, önde olmasıyla yetinemezdi, kadınları da o düzeyde görmek için mücadele veriyordu. Onların geleceği için savaşıyordu: “Bir cemiyet cinslerden yalnız birinin kazandıkları ile yetinirse, o cemiyet yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim cemiyetin başarısızlıklarının sebebi kadınlarımıza karşı lakaydlık ve yanlış yaklaşımın neticesidir. Bir cemiyetin bir uzvu faaliyyet gösterirken diğer uzvu eylemsizlikte olursa, o toplum kramp geçiriyor demektir. Hem erkeklerimiz, hem kadınlarımızın ilim edinmeleri lazımdır. Kadınlar da erkeklerle birlikte yürüyerek onlara destek olacaklardır”.

Anıtkabir’in içerisinde en çok durduğum beklediğim köşe Atatürk’ün kadınlar hakkında söylediklerini ve kadın serbestliğini aksettiren köşe oldu: “Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek için pek çok yüksek vasıflara sahip olmalıdırlar. Bu sebeple kadınlarımız, erkeklerden daha aydın, daha bilgili olmaya mecburdurlar.”

Ona göre aydın, bilgili olmalıdır ki, ne istediğini bilsin, ne istediğini cemiyete anlatabilsin, düşünebilsin, özünü ifade edebilsin, koruyabilsin. Ezilmesin, hakkı yenilmesin.

Her bir ferd istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi fikre sahip olmak, seçtiği dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hakkına ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz” derdi Atatürk. Bu gün, hiç şüphesiz, bunu idrak eden Türk vatandaşının, Türk kadınının fikrine, vicdanına sahip olunamıyor.

8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü münasebetiyle Türkiye’de çekilen reklama filmine baktığımda, Atatürk’ün sözlerini okuduğumda, işittiğimde geçirdiğim gurur hissini duydum. Ülkenin taşrasında yaşayan, ekseriyeti okuma, yazma bilmeyen, kızlarını çocuk yaşında kocaya veren köy adamlarının arasında bir sıra kadın ve erkek birlikte ses verip kadın haklarından bahsediyor, bu hakları müdafaa ediyordu. Onların okumaları gerektiğini, erken yaşta kocaya verilmemeleri gerektiğini dile getiriyorlardı, onların gülmeye de, istedikleri gibi giyinmeye de hakları olduğunu anlatıyorlardı. Kadın özgürlüğünden, hürriyet anlayışından bahsediyorlardı. Ve hayret verici değildi, bu yaşlı-başlı adamlar sonunda ise diyorlardı: Başka tür düşünmeye hakkımız yoktur, çünkü biz Atatürk’ün evlatlarıyız. Öyle ya, Türkiye’nin ilk kadın pilotu, dünyanın ise ilk savaş uçağı pilotu Sabiha Gökçen de Atatürk’ün manevi evladı değil miydi? Bu gün Türkiye’nin aydın fikirli, haksızlığa, karanlığa, adaletsizliğe karşı mücadele veren, demokrasiyi, ışıklı geleceği destekleyen insanları, siyasilerinden, sanat adamlarından tutun simitçilerine kadar hepsi “Biz Atatürk’ün evlatlarıyız” demiyor mu? Öyle Atatürk’ün evlatlarıdırlar ki, düşündüklerini demeye, etmeye hiç kimse mani olamaz. Onlar azadlığın, hissettiğini, istediğini elde edebilmenin bu dünyadaki en güzel duygu olduğunu idrak ediyorlar.

Atatürk de onu diyordu, hürriyet insanın düşündüğünü ve dilediğini mutlak olarak yapabilmesidir. “Kadın da insandır” diyordu.  Ben de kadına her bir insanın layık olduğu, hakkı olduğu hürriyeti kazandırmaya, vermeye çalışan önderin mezarını ziyaret ettiğimde en çok bunun için bahtiyar idim, değerliydim, başım yüce idi. Tuttuğum yol Atatürk’ün mukaddes bildiği yoldur diye, bu yol ile yürüyebilecek bir evlad büyütüyorum diye…

Sevinç Fedai. Haber 365. 8 Mart 2017.  http://xeber365.com/art/45/245/ Türkiye Türkçesine çeviren  Bülent Pakman. Mart 2017. İzin alınmadan ve aktif link verilmeden alıntılanamaz.

Twitter WidgetsViyana Palmenhaus Cafe 2012

Bülent Pakman kimdir https://bpakman.wordpress.com/pakman/

Reklamlar

About bpakman

İnşaat Yüksek Mühendisi, evli, yurtdışında yaşıyor.
Bu yazı Atatürk, Azerbaycan içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Atatürk, Hürriyet ve Kadın…

  1. Suna Yilmaz dedi ki:

    Sizin yazdiklarinizi seve seve okuyorum teşekkür ederim saygilar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s