Süpürge Modası

Bu hafta Safranbolu’nun tarihi yerlerini ve Amasra’nın bazı yerlerini gezme fırsatım oldu. Safranbolu güzel bir yer, küçük yapıtlar insana hikayeler yazdıracak türden. Bakü’de İçerişehir, Ankara’da Hamamönü’nü hatırlatıyor. Görsel kısmı çok uzatmıyorum, sıkıcı gezi programları gibi olmasın diye.

Amasra garip bir yer. Deniz doğal olarak şehrin iklimini çok etkiliyor. 5 dakikada insanı bunaltan sıcaktan mı bahsedeyim, rahatsız edici yapış yapış olmamızdan mı? Yalnız bana garip gelme sebebi sıcak olması değil. Şehrin merkeziyle plaj aynı semtte gibi bir şey düşün. Düzgün giyinmiş, üstü başı temiz insan ve denizden yeni çıkmış ıslak saçlı, bikini üzerine enteresan plaj elbiseleri giyinmiş insanları düşün. Ve bu insanları aynı kaldırımda yürüt mesela. Hah! İşte burası biraz garip geldi bana; ama ona ne bakıyorsun, siz Ankara’da düzgün havuz ararken insanlar kendi denizlerinde yüzüyor, plajlarında güneşleniyorlar. Deniz diyorum; ama denizin altında bir amazon ormanı yatıyor. Hayatımda görmediğim deniz canlılarını gördüm. Yalnız o denizanası ne orijinal bir canlı, tanrım. Biraz tiksiniyor insan; ama olsun. Tiksinmek demişken, denizin kenarında köşesindeki kirlilik, atılmış çöplerden bahsetmeyeceğimi mi düşündün?

Safranbolu kirli değildi; ama Amasra, özellikle deniz kenarı fazlasıyla kirliydi. Bakü’deyken de bu konuya çok takılırdım. Çantamda çöplerle eve dönerdim, daha doğrusu dönerdik ben ve arkadaşlarım. Örnek olmaya çalışıyorduk kendimizce. Aslında kesinlikle Azerbaycan’da “çöp kutusu kültürü var, asla yerde bir çöp, denizde bir kirlilik göremezsin” yazıp hava atmak isterdim; ama maalesef! Yıl olmuş 2015 bizde de çöpü nereye geldi atan insanlar var. Bazen bu sadece Türk toplumuna has bir davranış (davranışsızlık) mı acaba? Diye düşünmüyor değilim. E sonra Hindistan, Pakistan ne iş diyorum kendi kendime.

Bu gibi durumlarda her zaman caydırıcı cezaların olması taraftarıyım. Türkiye’de umuma açık yerlerde her ne şekilde olursa olsun çevreyi kirletenlere 186 TL ceza kesiliyor. En azından kanunda böyle; ama benim dediğim böyle değil, 186 liranın caydırıcılığı yok gibi duruyor. Örneğin 1200 TL’den 3000 TL’ye kadar değişsin. Yemek pişirme ve servis yerleri hariç tabii.

Bu konu açılınca hep Naomi Campbell’ın 2007 yılında yediği ceza aklıma geliyor. Gerçi o yere çöp attığı için değil, yapımcısına telefon fırlattığı için 5 gün kamu hizmeti cezasına çarptırılmıştı; ama bence bu da etkili bir ceza yöntemi. Kamuya mâl olmuş bir kişinin arabasından yere çöp fırlattığı ya da tatil köyünde denizi kirlettiği için 1 hafta Taksim süpürme cezasına çarptırıldığını düşün, caydırıcı olmaz mı sence de?

Sokak süpürme moda oluyormuş, artık herkes “en pahalı süpürge bende” yarışına girmiştir. Kesin benim süpürgem taşlı ve mor kurdeleli olurdu.

Tahmina ALYAROVA. HaberAzerbaycan.com (HA Ajansı). 31.07.2015 http://www.haberazerbaycan.com/kose-yazisi/51/supurge-modasi.html

 

Bülent Pakman’ın video kanalları/arşivi:

Bülent Pakman youtube video kanalı 1

Bülent Pakman youtube video kanalı 2

Bülent Pakman dailymotion video kanalı

Reklamlar

About bpakman

İnşaat Yüksek Mühendisi, evli, yurtdışında yaşıyor.
Bu yazı Azerbaycan, Türk dünyası, Türkiye içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Süpürge Modası

  1. adem taşan dedi ki:

    sevgili abicimöncelikle merhaba, bayram tatili ve yıllık iznimi kullanmak üzere altı aydır incelemelerimin neticesinde kastamonu cide de tatil yapmaya karar verdim. Kastamonu Taşköprülüyüm aynı zamanda güzel memleketimin güzide yerlerini görecek eşim ve çocuklarımada gösterecek tanıtacaktım. Bartın yol ayrımından sonra amasra güzergahını takip ederek karadenizin mavisiyle buluşmak beni heyecanlandırıyordu…Büklüm büklüm yolları dantel gibi sahille buluşuyor bir yukarıda bir aşağıda cideye doğru yol alıyorduk…Cideye vardığımızda bir heyecan sarmış kalacağımız aparta yerleşip alışveriş yaptıktan sonra hazırlanıp çocuklarla beraber hırçın karadenizin serin sularına kendimizi atmış günün tadını varıyorduk…cidenin güzelliği beni büyülemiş aynı zamanda gururlandırmıştı. Kişiliğim itibarı ile negatif yönlerini bulmak zor olmadı insanlarımız malesef yeterli temizliği ve duyarlılığı gösteremiyor bu cennet beldemizin kıymetine varamıyoruz..o sahillerimizin ve ormanlarımızın hali içler acısı hele Gideros cennet burası deseler altına imza atarım ama içler acısı rezalet psilik keşmekeş yollar çok fena pislik içinde yerli halkın evleri virane belediye veya kültür ve turizm bakanlığı bir el atsa cennete döner…aslında her şey kafada bitiyor evet herşeyin başı eğitim özünü unutmamaktan geçiyor oysa millet olarak bizler özümüzden koparıldık hanif dini yerine emevinin dayattığı dine teslim olduk araplaştık yabancılaştık bir türlü Türk olamadık….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s