Nazım Hikmet Türkoğlu Türktür

Nazım Hikmet 15 Ağustos 1960’ta, Sovyet Barış Komitesi’nin bir toplantısında Kars, Ardahan ve Boğazlar’ın birlikte kontrolü üzerine şiddetli bir tartışma sırasında, ev sahiplerinin gözlerine baka baka şöyle demiştir. “Burada Türkiye’min toprakları konuşuluyor. Her Türk gibi ben de, her gram Türk toprağının Türklere ait olduğuna kaniim. Vücudumdaki yirmi kilo kanı bu bir gram Türk toprağı için dökmeye hazırım.”

Türk Bağımsızlık Savaşı’nın, Türklerin Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nin, Milli Mücadele’nin en eşsiz anlatımı olan Nazım Hikmet’in Kuvayı Milliye Destanı’ndan:

Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır,
ne ağaç, ne kuş sesi,
ne toprak kokusu vardır. Gündüz güneşin,
gece yıldızların altında kayalardır.
Ve şimdi gece olduğu için ve dünya karanlıkta daha bizim,
daha yakın, daha küçük kaldığı için ve bu vakitlerde topraktan
ve yürekten evimize, aşkımıza ve kendimize dair sesler geldiği için
kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe’den
dünyanın en yıldızlı karanlığını.
Düşman üç saatlik yerdedir ve Hıdırlık tepesi olmasa
Afyonkarahisar şehrinin ışıklan gözükecek.
Kuzeydoğuda Güzelim dağları ve dağlarda tek tek ateşler yanıyor.
 

Ovada Akarçay bir pırıltı halinde ve şayak kalpaklı nöbetçinin hayalinde
şimdi yalnız suların yaptığı bir yolculuk var:
Akarçay belki bir akar su, belki bir ırmak, belki küçücük bir nehirdir
Akarçay Dereboğazı’ında değirmenlieri çevirip ve kılçıksız yılan balıklarıyla Yedişehitler kayasının gölgesine girip çıkar.
Ve kocaman çiçekten eflatun kırmızı beyaz ve sapları bir,
bir buçuk adam boyundaki haşhaşların arasından akar.

Ve Afyon önünde Altıgözler köprüsünün altından
gündoğuya dönerek ve Konya tren hattına rastlayıp
yolda Büyükçobanlar köyünü solda ve Kızılkilise’yi sağda bırakıp, gider.

Düşündü birdenbire kayalardaki adam kaynakları ve
yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri.

Kim bilir onlar ne kadar büyük, ne kadar uzundular?
Birçoğunun adını bilmiyordu, yalnız, Yunan’dan önce
ve Seferberlik’ten evvel Selimşahlar çiftliğinde ırgatlık ederken
Manisa’da geçerdi Gediz’in sularını başı dönerek.

Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu
Paşalar: “Üç”, dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.”

Kuvayı Milliye Destanının tamamı için BAKINIZ:

http://bpakman.wordpress.com/yurdum/nazim-hikmet/kuvayi-milliye-destani/

Nazım emperyalizme karşı Milli Mücadele’ye giren Türk köylüsünün, sıradan ve yoksul Türk insanının Kambur Kerim’lerin, Karayılan’ların, Arhavili İsmail’lerin destansı öyküsünü böyle dizelerle yazmış. Nâzım Hikmet o şanlı tarihin bir parçası olmuştur.

Nazım daha 18 yaşında, milliyetçi bir Türk genci olarak, ailesi başta olmak üzere her şeyini bir kenara bırakmış ve Milli Mücadele saflarına katılmak için işgal İstanbul’undan kaçarak Anadolu’ya geçmiştir:

18 yaşında Anadolu’ya geçtim. Ulusumu ve savaşını yakından tanıdım. Cılız atları, tarih öncesi devirden kalma silahları ile açlıkla, bitlerle de savaşarak, İngilizlerin ve Fransızların desteklediği Yunanlılara karşı koyuyordu. Şaşırmıştım. Korkmuştum. Ulusumu sevdim, hayran oldum…

Nâzım Türk Bağımsızlık Savaşını değerlendirmekte ve sahiplenmektedir. “Orhan Selim” takma adıyla Akşam gazetesinde yazdığı bir makalede bunu şöyle açıklar:

Türkler ancak antiemperyalist olanların dostluklarından şüphelenmezler. Türkiye’nin en büyük hususiyetlerinden birisi de bir antiemperyalist kavgayı kazanmış olmasıdır.

Nâzım, Mustafa Kemal hayranıdır Harp Okulu ve Donanma davalarında yargılanırken yaptığı savunmada, ilkelerinin buna engel teşkil etmediğini açıklar:

Ben cumhuriyetin, Mustafa Kemal’in Türkiye’ye getirdiklerinin ne büyük hizmetler olduğunun idraki içindeyim. Komünist olmam, Mustafa Kemal Paşa’ya saygı duymama, altı umdeye sahip çıkmama mani değildir ve neşriyatım bunun delilidir.

Nâzım bu yargılamalar yüzünden Türkiye’den ayrılmak zorunda kalıp Sovyetler Birliği’ne geçince, yaptığı ilk şeylerden birisi Azerbaycan’daki Türk kardeşlerini ziyaret etmek olmuştur. Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rızayev, babası Azerbaycan’ın ünlü şairi Resul Rızayev’in yakın arkadaşı olan Nazım’ın ziyaretleri üzerine özetle şu değerlendirmeleri yapar:

“Türkiye için Nâzım Hikmet belki de komünizmin, sosyalizmin bir simgesidir. Türk cumhuriyetlerinde, Azerbaycan’da  Nâzım Hikmet, Türklüğün, Türk dilinin simgesiydi. Bizler Türkçeyi yıllarca konuşamadık. Siz Türk değilsiniz, Azeri`siniz` derlerdi bize. ‘Türk’ sözcüğü yasak olduğu zaman, Nazım buraya geldiğinde ‘ben Türk’üm, siz de Türk’sünüz, dilimiz bir. Kardeşiz. Aynı milletiz.’ derdi. O zamanlar Azerbaycan’da bu sözleri kullanmaya kimse cüret edemezdi. Ama Nâzım diyordu ve komünist olduğu için onu affediyorlardı.  Nazım`a çok büyük bir ilgi ve sevgi var bizde. ‘Buranın hürriyetindense, Türkiye`nin zindanlarında yaşamayı tercih ederim.` derdi, Sürekli olarak Türkiye özlemini anlattığı şiirlerini okurdu.

Görüldüğü gibi Nâzım Türklerindir.  Nâzım Türklüğünü ifade etmekten hiçbir zaman kaçınmamıştır. Ve belki de bunun için bugün dünyada “Büyük Türk şairi” olarak bilinir, Türk ve Türklük dendiğinde ilk akla gelen birkaç isimden birisidir. Nâzım’ın büyük bir bağlılıkla ve her fırsatta andığı “memleket”i Türkiye’dir.   “Türkler” dediği Türk ırkı, Türk etnisitesi değil Anadolu’da yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve Ulusal Kurtuluş Savaşına katılmış olan insanlardır.

Nâzım’ın şiirlerinde Kürtlerin Türklerden ayrı bir ulus oldukları gibi safsatalar yer almadığı gibi ne Kürt dili, ne de Kürt kültürü ve uygarlığı vardır dizelerinde. Bunun tek istisnası olarak sadece bir yerde Kürtlerden bahsettiğini görürüz. O da Ermeni soykırımı iddiaları söz konusu olduğunda Nâzım bu olayı es geçmemiş ve Türk milletinin üzerine atılmaya çalışılan soykırımcı iddialarını yanıtlayarak ve Ermenileri “kesen” birileri varsa onların da Kürtler olduğunu ve bu yaptıklarını Türk halkının üzerine attıklarını “Akşam Gezintisi” şiirinde ifade etmiştir. Bu konudaki geniş araştırmamızı okumak için lütfen tıklayın: http://bpakman.wordpress.com/yurdum/nazim-hikmet/soykirimi-asil-kurtler-yapti/

Nazım  Türk düşmanları tarafından karalanmaya çalışılmıştır. Örneğin:

Egemen ve hakimiyet kurmak isteyen Kuvayilere methiyeler dizdin. Onların atlarına, paşalarının ‘çakmak çakmak gözleri’ne hayranlığını dizelerinde işledin… Ancak Rum sürgününü, Ermeni, Pontus, Kürt, Alevi, Êzidi, Asuri, Laz vs. inkarı ve soykırımını görmek istemedin, suskunluğa düştün. Atatürk’ün, Mehmet Akif Ersoy’un, İstiklâl Marşı’nın, Çanakkale’de şehit düşen dayının ‘Türklük Gururu’nun akışına kendini kaptırdın, birilerinin sevdalısı oldun.” Hüseyin Can, İttihatçı-Kemalist İdeolojiden Kurtulamamış Sosyal Şoven TKP’nin Üyesi Bir Şair: Nâzım Hikmet ve Kürtler, Pêrî Yayınları, Nisan 2010.

Buna göre Nâzım Hikmet Türklere şiirinde bol miktarda yer verirken, şiirinin merkezine Kuvayı Milliyecileri koyarken Kürtler üzerine bir tek şiir yazma ihtiyacı duymamış, sanatsal bir çalışma içerisine girmemişmiş. Yüz binlerce Kürdün güya katledilmesini şiirine, tiyatrosuna, mektubuna, destanına vb. almamışmış. Özetle Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde bağımsız bir Kürdistan kurmak isteyenlere Nâzım övgü düzmemiş.

Bölücülerin Nâzım’ı reddetmesi ve onu bir Türk milliyetçisi, hatta daha da ileri giderek bir Türk ırkçısı olarak suçlamaya kadar varan saldırıları, Nâzım’ın yurtsever oluşunun en iyi göstergesidir.

Nâzım’ın gençlik çağındaki şiirlerinden tutun da ölümüne dek ortaya koyduğu bütün eserlerinde “Türklük”, “Türk milleti” ve “Türkiye” temaları hâkim. Üstelik en baskıcı, Türk karşıtı komünist rejimde bile.

Dersim-Şeyh Sait vb gerici isyanların yaşandığı yıllarda Nâzım Hikmet sosyalist mücadelenin en önünde çarpışan bir devrimci militan ve şairdi.  Atatürk’ün  katliam yaptığı gibi çarpıtmalara  itibar etseydi bunu elbette zamanı geldiğine sanatıyla değerlendirirdi. Gündeminde “Bağımsız Türkiye” ideali, “Antiemperyalizm”, “Amerikan karşıtlığı” olan Nazım’ın dış güçler tarafından hortlatılan ve beslenen bölücü-gerici isyanların hiçbirine sempati duymamış olması gayet normal.

Nâzım’ın milliyetçilikle sosyalizmi, emekçi sınıfların mücadelesi ile ulusal mücadeleyi birleştirmesini sağlayan şey O’nun antiemperyalist kavrayışıdır. Bunu da şu şekilde açıklar:

Sosyalist şair olmak, yani memleketini ve halkını en çok seven, memleketinin ve halkının en mamur olmasını isteyen şair olmak, neden kusur olsun ve bu neden olayı Türklük şuuruyla uygun düşmezmiş? Ah, bir kere, bir saniye olsun, memleketini bir sosyalist şairin sevdiği gibi sevmesini, bir sosyalist şairdeki Türklük şuuru gibi bir şuura sahip olmasını öğrenebilseydiler.”

Bazılarının çıkıp açıkça “Nâzım Kürtlerin değil, Türklerin şairidir” demesinden sonra fazla söze ne hacet. Antiemperyalist  Milli Mücadelenin şairi olan Nâzım, şiirlerinde neden emperyalizmin kuklalarından bahsetsin ki?  Uzun lafın kısası, Kürtler İngiliz emriyle Kuvayı Milliye’ye karşı ayaklandığında, emperyalizme karşı Kuvayı Milliye saflarında yer alan Nâzım, Kürtlerin emperyalist uşaklığının içinde olmaları ve emperyalist işbirlikçiliği seçtiklerini çok iyi anladığı için dizelerinde Kürtlere yer vermemiş.

Bülent Pakman, Aralık 2010. Not burada benim kullandığım “Kürt” kelimesi bölücü olmayanları, Kürt asıllı Türkleri ve en azından “ben Kürt asıllı Türk vatandaşıyım” diyenleri kapsamamaktadır.

Yararlanılan kaynaklar:

Nâzım Hikmet’in çilesi, Özdemir İnce Hürriyet 15 Mayıs 2010, http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14730865.asp

Nâzım, Türkler ve Kürtler, İnan Kahramanoğlu, Mayıs 2010, http://www.turksolu.org/286/kahramanoglu286.htm

Kürtlerin Nâzım düşmanlığı, Okan İşbecer, Mayıs 2010,  http://www.turksolu.org/284/isbecer284.htm

Názım Hikmet’e pislik sıçratmayın, Özdemir İnce, Hürriyet, 3 Ocak 2007, http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=5712566&yazarid=72

Azeri Yazar Anar Rızayev Nazım Hikmet’i Yazdı, 04 Şubat 2010, http://www.haberler.com/azeri-yazar-anar-rizayev-nazim-hikmet-i-yazdi-haberi/

Nazım`ı, hasretimizi giderdiği için sevdik, Aslıhan Aydın, 07.11 2009, http://www.tumgazeteler.com/?a=5685155

Park Hotel Moskva’da bir gece, Özdemir İnce, Hürriyet, 20.03.2005, http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=297927&yazarid=72

Kuvayı Milliye Destanı, Nazım Hikmet, http://bpakman.wordpress.com/yurdum/nazim-hikmet/kuvayi-milliye-destani/

Soykırımı Asıl Kürtler Yaptı, http://bpakman.wordpress.com/yurdum/nazim-hikmet/soykirimi-asil-kurtler-yapti/

Ermenileri Kürtler kesti. Vatan Gazetesi. 02.09.2007. http://haber.gazetevatan.com/0/135147/1/Haber

Twitter Widgets
Facebook Widgets

Bakü Ofis 2011

Bülent Pakman kimdir   http://bpakman.wordpress.com/pakman/

Nazım Hikmet Türkoğlu Türktür için 5 cevap

  1. Fahri Doğanoğlu dedi ki:

    Nazımın Yazdığı şiirleri Kronolojik sırayla yayınlarsanız Atatürkü ve Milli Mücadeleyi öven şiirlerin buradayken yazıldığını görürsünüz.Nazım Rusyaya kaçtıktan sonra Atatürke hakaret eden şiirler kaleme almıştır ve Stalini övmeye başlamıştır.STALİN ÖLDÜKTEN VE kongrede kötülendikden sonrada bu sefer Stalini yeren şiirler yazmaya başlamıştır

    • bpakman dedi ki:

      Komünist düzende ne yapabiliyorsa onu yapmış. Halbuki Milli Mücadeleyi överken onu zorlayan olmuş mu?

  2. Fahri Doğanoğlu dedi ki:

    Sayın Pakman
    Nazım Milli Mücadeleye katılmamıştır,yaşıtları Anadoluya mücadele için giderken o terciğini Kominizm ideali için Rusyaya gitmek için kullanmıştır.Nazım İstanbulda hapisten kurtulmak için Atatürkü övmüştür yurt dışına çıktığı an küfür etmeye başlamıştır.Bu şiirleri eminim siz bilirsiniz lütfen yayınlayın.

    • bpakman dedi ki:

      Nazım çok yönlü bir şairdir. Hepsini, herşeyini yazmaya kalksak kitap olur. Ben sadece blogçuyum, bir tarafını aktardım. Sizin bloğunuz varsa orada istediklerinizi yazarsanız haber verin oradan okuyalım.

  3. Fahri Doğanoğlu dedi ki:

    Açıklamalarınız için Tşk. ederim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s