Naim Hoca’dan Hatıralar

ÖNCESİ İÇİN TIKLAYIN:   http://bpakman.wordpress.com/yurdum/bir-baska-hoca-naim-golleroglu/

NAİM HOCA’DAN BAZI VECİZ SÖZLER:

  • İçki içeni kötüleme, içkinin kötülüğünden bahset, tahribatını anlat.

  • Üç şeye kurban olurum: Askere, polise, öğretmene.

  • Hurafe, dinde olmayan bir şeydir.

  • Allah bizi niçin yarattı? Hizmet için. Hem Allah’a, hem de insana hizmet. Bu da ibadettir.

  • Cenab-ı Allah vatanımızı korusun her an. Bu topluluk, bu özgürlüğünü şu dalgalanan Türk bayrağına borçludur. Nerede Türk Bayrağı dalgalanıyorsa, orada hürriyetin işareti vardır. Bu bayrağın dalgalanmasını sağlayan da büyük kumandan Mustafa Kemal Atatürk’tür. Allah kendisine ve bütün şehitlerimize rahmet etsin.

Naim Hoca’nın bu bayrak sevgisi anne ve babasından kalmadır. Anne ve babası 16 Şubat 1916 da başlayan ve 12 Mart 1918 de sona eren Rus işgali sırasında evlerinde sandığın içinde sakladıkları Türk bayrağını arada çıkarır saygıyla ve sevgiyle öpüp, seyreder ve hasret giderirlermiş. O yüzden Türk Bayrağının özgürce dalgalanmasının kendisi için ayrı bir önem taşıdığını hep anlatır, “bu ay yıldız dalgalanmasaydı biz burada olamazdık uşaklar Bu bayrağın değerini iyi bilelim” derdi.

NAİM HOCA’DAN OTANTİK ANILAR

Naim Hoca bir gün vaaz ederken cemaatta sürekli olarak söyledikleri hakkında gülüşmeler olunca dayanamaz

-“Gülün oğlum gülün, Berber Naim’den Hoca sizden de cemaat olursa daha çok gülersiz”

_____________________________________

Naim Hocaya gelir bir adam.”Hocam” der.
“Benim babam Cuma günü öldü. Diyorlar ki Cuma günü ölene kabir azabı yoktur. Doğru mu?”
Naim hoca doğru olduğunu, ölenin kabir azabı çekmeyeceğini söyler. Adam devam eder:
“Ama hocam, benim babam üçkağıtçının tekiydi. Milleti dolandırıp dururdu. İçki, kadın ne dersin hepsi vardı!”
Hoca şöyle der:
“Doğrudur!Cuma günü kabir azabı olmaz ama hele bir Cumartesi olsun, onun anasından emdiği sütü burnundan fitil fitil getirirler…

___________________________________

Naim Hoca yine hareretli bir vaaz veriyordu. Günah ve sevap konusunu anlatıyor, insanIn günahı da, sevabı da bu dünyada kazanacağından söz ediyordu Konuyu anlattı anlattı, en sonunda şöyle dedi:
– Bahın gözüm cemaat ! Günahnan sevap neye benzer bilirmisiz? Hani yeni çıhmış bir maçine varya, bankalara goymuşlar, bele gidir içinden para çekirsen.. Bu arada cemaatten biri “Hocam onun adı BANKAMATİK” diye ikazda bulundu.
Naim Hoca tastik ederek:
– Temam, işte o matik varya, ona gidir bir kart sohirsen sonra birgaç numara yazirsan. Eğer daha önce para yatırmışsan maçine hemen istediğin parayi verir. Yoh daha önce para yatırmamışsan, maçine sene diyir çi :
“Ula gavat, sen ne parasi yatırdınki şimdi de benden isdirsen? Hadi ordan çekil!… ” İşte sevapda buna benzer. Eğer bu dünyada sevap yaparsan , öbür dünyada garşına gelir. Yapmassan, heç bir şey bekleme!…
____________________________
Hoca bir gün Erzurumspor’un maçına gider, oynanan oyundan memnun değil fena halde canı sıkılır. Bir türlü maç istediği gibi gitmez tepki vermesi gerekiyor, bağırır çağırır olmaz canı fena halde sıkılan Hoca yanındaki kişiye döner bir hışımla;
“Ula uşağ ne durirsen avu fitbolcilere bir sövsene.”
Yanındaki adam bir güzel küfür yağdırır.
“Eferim ola şimdi rahatladım seni gidi hırpo seni başka zaman sakın bele küfür etme temam mi”

_____________________

Hoca maçta hakem veya futbolculara küfür söylenince hemen etrafına bakar

- Olan oğlum etmeyin günahtır” der. Bazen de bakar ki hakem haksızlık etmiş bütün seyirci feryat ediyor. o zaman da:

- Ben duymadım ben duymıram oğlum” der.
Bir gün Naim hoca maçta öyle dalmış ki Erzurumsporlu futbolcular koşarken

- Eşkıle ola, eşkıle vurun” diyor. Bazen de penaltı atan bir oyuncu için ayağa fırlayıp:

- İsabet ya resulallah” demekten kendini alamıyor.
_________________________________

Erzurumspor 1.Ligde olduğu zamanlarda önemli bir maç var günlerden de Cuma günü ve maç saati ile namaz saati çakışıyor. Kendisi de maçta, soruyorlar Naim hocaya;
” Hocam Cuma namazını kaçıryoruz”
Naim Hoca ;
” Namazın kazası (telafisi) olur ama böyle bir maçın kazası olmaz “
____________________________________
Bir gün camide vaaz verirken dar kotlar hakkında şöyle demiş:
-Garilariniza gızlarınıza o daracık kotları giydirmeyin, ey cemaat herbiyerleri ortada. Cemaatten biri seslenmiş:
-Ama Hoca, senin kızların da giyir.
Hoca:
-He ama çokta yakışır bacaksızlara.
________________________
Naim Hoca camide vaaz verirken ,sırtını duvara ya da direğe dayayıp uyuyanlara kızar , sağ işaret parmağını sol dirseğine getirip şöyle dermiş :
– Müslüman ahan bele gedayıf dolmalarıni götürirsiz, gelir camide de hır hır uyursiz, hele gahın uşah,gahın, ellem gullem etmeyin.
__________________________
Teravih namazı sırasında gürültü yapan ve hocadan evvel veya sonra secdeye varan; caminin mahfel denilen üst kısmındaki kadınları şöyle uyarır Hoca:
-Mahfildeki garılar, ele tek tek yatıp galhmak yok. Bundan sonra bennen yatıp, bennen bereber galhacahsız!
_________________________
Bir Ramazan günü Erzurumlu iki arkadaş Naim Hoca’ya giderek bir mesele danışırlar. Ramazanın ortasında Antalya’ya gidecek olan bu iki arkadaş, denize girerlerse oruçlarının bozulup bozulmayacaklarını öğrenmek isterler. Hocaya :
– “Hocam, acaba Ramazanda denize girersek orucumuz bozulur mu bozulmaz mı?” diye sorarlar. Naim Hoca, her zaman ki haliyle önce gözlerini büzer ve düşünür, sonra da şu cevabı verir:
– Uşah Ramazanda siz denize girersez orucuz bozulmaz, ama deniz size girerse orucuz bozulur.
___________________________
Erzurumspor yenilirse küme düşecek, berabere kalır ya da yenerse ligde kalacaktır. Hoca’dan dua etmesini isterler:
– Hocam bi dua et de takım yensin, heç degilse berabere galsın.
Hoca dua eder. Maçın 90 dakikası berabere biter ama Erzurumspor uzatmalarda bir gol yer ve küme düşer. Taraftarlar:
– Ne biçim dua ettin” diye Hoca’ya çıkışırlar. Hoca:
– Ula uşah ben 90 dekke için dua ettim. Ne bülim gavat uzadacah!.
________________________
Bir keresinde Naim Hoca çıkmış vaaz kürsüsüne, başlamış guslün farzlarını anlatmaya. Farzlardan ikisi aklına gelir, üçüncüsü gelmezmiş. Naim Hoca Erzurum şivesiyle kürsüden cemaate sorar:
“Söyleseniz be cemaat, öbürü neydi?”

_____________________________________________________________________

Naim Hoca, futbola ve Erzurumspor’a o kadar düşkündür ki, bazen camideki vazifesiyle stattaki vazifesini birbirine karıştırırdı. Öyle ki maç sırasında: “Safları sıkı tutun” der, camide de seyrek olan saflara “Defansı sıkı tutun” diye bağırdığına rastlanırdı.

Bir gün cemaat Naim hocaya gelir
-Hocam namazı hızlı kıldır da Erzurum spor maçına kavuşalım der.
Hoca;

-Tamam
Der namaza başlarlar Naim hoca öyle hızlı kıldırır ki dua falan okumaz sadece yat kalk sağa selam verir sıra sola gelir selamı öyle bir uzatır ki cemaat dayanamaz sorar.
-Hocam ne oldi niye bele uzattın…
-Ula uşah susun radara yakalandıh.

Solda müftüyü görmüş meğer.

_________________________________________

Naim Hoca bir gün camide gusül abdestinden bahsederken:

- Birincisi ağza su vermek doli doli

- İkincisi burna su vermek doli doli.

Üçüncüsüne sıra gelince birden

- Ola bu üçüncüsü neydi”

der. mahalle mescidinde kimseden ses gelmeyince:
– Kahır ola. yoksa siz abdessiz mi gezirsiz”.

_________________________________________

Bir gün namaz kıldırırken aniden selam verip caminin kapısına koşmaz mı? merakla Naim hoca’ ya bakarlar. Naim hoca kapıyı kapatıp şöyle der:
– valla kurban abdestsiz olduğumu hatırlamadım. heç kimse dışari çıhmayacak. burada bekleyin. gidip abdestimi alacam namazi tekrar kılacağız”.

______________________________________

Naim Hoca dükkanını soyanlar için bakın ne demiş:
-Varisler üzülsün! Allah rızkımı hep verdi, yine de verecektir. Fazlası onlara kalacaktı.

_______________________________________________________

Naim Hoca anlatıyor:

- 27 Mayıs’ın sonrasında beni Demokrat Partiye yakın diyerek göz altına aldılar. ola Müslüman, ne yemek var, ne tanıdık var, ne cigara! nezarette bekleyip duriram! bu arada bir bahtım, bizim mehellede oturan bir poles.  Oni da nereden taniram: birkaç gün önce bir kundak uşağı ölmüş, adam garip, yardim ettim götürdük sabiyi defnettik. Baktim o.. ola ne ey! etrafindakileri savdiktan sonra geldi. Hocam bir ehtiyacın var mi? Vay gurban olim, seni Allah gonderdi. al bu parayi bene birkaç paket cigara al, bir de su adama bir telefon et, senin edeceğin hizmet bu! Poles cigarayı getirdi, telefon ettiğini de söyledi. bir zaman geçmemişti ki beni nezaretten çıkarıp goyverdiler. Sora ögrendim ki benim yüzümden Vali de eyi bir azar işitmiş.

_________________________________

Senetsiz kefilsiz verdiği borçlar geri gelmediği zaman:

- Bu insanlara değil toplumun bu kadar yoksullaşmasına üzülüyorum. adam aldığı borcu getiremeyecek kadar fukaralaşmış.” derdi.

_________________________________________________________________________
Ceviz Kabuğu programında sık sık “Hele bi dal cugara verde içek” deyip, tek ayağını altına alıp bir türlü rahat edememişti.

İzleyin: http://www.izlesene.com/video/erzurumlu-naim-hoca/1060285

Derleyen. Bülent Pakman. Bakü Şubat 2011.

DEVAMI İÇİN TIKLAYIN:        http://bpakman.wordpress.com/yurdum/bir-baska-hoca-naim-golleroglu/naim-hocanin-ataturk-siiri/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s